Etkinlik Haberleri Sergi ve Gösteri

İSTANBUL MODERN: SANATIN ZAMAN MAKİNESİ

_MG_5512Havalar da güzelleşince Karaköy taraflarına inmek daha bir güzelleşti. Karaköy’e doğru tramvaya
atlamamak içinse bir sebep daha var: İstanbul Modern. 20 Mart’ta koleksiyon sergisi değişti İstanbul
Modern’in. Sergileme şekli de keza. Sokaklarda dolanıyor, meydanlara çıkıyor, yine sokaklara
dalıyorsunuz. Değişen alanlarla beraber tarihler de değişiyor. Bu arada siz sanatta değişen dönemlere
sırasıyla tanıklık ediyorsunuz. Hatta biraz da zamanda seyahat ediyorsunuz. Serginin adı da bu yüzden
“Geçmiş ve Gelecek” olsa gerek.

Biz bu müzeyi geçmişe yolculuk tadında gezerken, İstanbul Modern de kendi adına bir sorumluluğu
yerine getiriyor. Kendi deyişleriyle “Müzeler; şimdiki zamanda tecrübe edilmelerine rağmen, geçmiş
ve geleceğin kesişim noktaları. Dolayısıyla zamanları birbirine bağlayan görünürlük alanları.” Bu bakış
açısıyla hazırlanan sergi de doğal olarak bir nevi zaman makinesini andırıyor._MG_5672

Serginin oldukça geniş bir sergi olduğunu söylemem gerek. Rakamlarla konuşacak olursam,
1800’lerin sonundan başlayıp günümüze geldiğimiz bir süreçten ve 136 sanatçıdan ayrıca 180 tane de
çalışmadan bahsediyorum. Üstelik bunların 91 tanesini daha önce hiç görmediniz.

Kendi adıma en güzel kısmı ise İstanbul Modern’in koleksiyon sergisine artık fotoğrafçıları da katmış
olması. Ara Güler ve Orhan Cem Çetin’i gördüğüme ekstra ekstra sevindim ben.

Yukarıda söylenen sergi hakkındaki bilgilendirici kısmı geçip sergiyle ilgili asıl kısma gelmeye sabırsızlanıyorum
aslında. O kısım da şu ki; sergiyi gezerken küçük bir tarih turu yapmış olmam. Bölümlerin başlarındaki
kısa yazılar açıklayıcı olmasına açıklayıcı gerçi ama çalışmaların bir araya gelmesi bile zaten insana her
şeyi anlatıyor. Sanatın geçirdiği evrimi, fikirlerdeki değişimleri ve aktarım dilinin gelişmesini bir bir
görüyor, bir bir hayran kalıyor insan. Türkiye ve Dünya’nın yakın tarihini çokça okumuş olmanıza da
gerek yok üstelik. Ama okumuş olmanızın da zararı olmayacaktır eminim.

Bu sergi de böyle bir sergi işte; isimler, resimler vb. üzerine çok çok konuşulabilir ya da gidip
görülebilir. Baharın gelmiş olması oralara inmek için bir başka nedenken, ertelenmemeli bana
kalırsa. Belki Karaköy’e geçip balık ekmek yemeye bile fırsatınız kalır. Perşembesi boş olan şanslı
insanlardansanız, perşembeleri İstanbul Modern’in ücretsiz olduğunu sizlere hatırlatmayı da bir borç
bilirim üstelik.

 

Gözde Karahan

 

Sabah kahvesi gibi hisseden biri yalnızca....

Leave a Comment

error: Upps Yanlış Yerdesiniz...