Gezi Notları Türkiye Gezileri

#Pokut Yaylası

DSC_0900Pokut Yaylası, Rize’nin Çamlıhemşin ilçesi sınırlarında bulunan yaklaşık 2050 metre yüksekliğinde kurulmuş olan bir yayla. Çamlıhemşin merkezi itibari ile tabelaların yönlendirmesi ile yaylanın yolunu bulmanız mümkün.Öncelikle buraya çıkışın oldukça meşakkatli olduğunu belirtmek isterim. Altı yüksek bir arazi aracı ile çıkmanızda fayda var.Yol epey dik, başlangıç taşlarla döşeli gibi görünse de 200 metre sonra toprak yol kendisini gösteriyor.Yağmur da yağmışsa vay halinize çünkü binek bir araçla o yolda kalmanız yüksek bir olasılık. Bir yanınızda uçurum, diğer yanınızda yükselen dağlar, hemen başınızın üzerinde bulutlar, kulağınızda karadeniz müzikleri ile yol yaklaşık 1,5 saat sürecektir.Sarsıcı bir yolculuğa hazır olun! Yaylaya çıktığınızda, arabadan inin, manzaraya şöyle bir bakın. İnanın o yolda çektiklerinizi 2 saniyede unutacaksınız.Yaylaya çıkmak için dört alternatifiniz var;

DSC_09421-Kendi arabanızla veya kiralamış olduğunuz bir araba ile çıkmak. Tabi şoförlüğünüze de güveniyorsanız.
2-Çeşitli tur firmaları ile çıkmak.
3-Hiç bir şekilde aracınız yok, yaylayı görmek ve hatta kalmak istiyorsunuz.İşte Yayla’da faaliyette olan pansiyonları arayarak sizleri Çamlıhemşin’den almasını isteyebilirsiniz.Ama bu da biraz maliyetli.250 TL istiyorlar bir kişi de olsanız, 10 kişi de olsanız. E yol epey meşakkatli demiştim :)
4-Tabii ki tabanvay! Artık 4-5 belki de 6 saat sürer sanırım çıkmak :)

 

Bildiğiniz üzere yaylalar artık yaz aylarında şehirlerde veya köylerde yaşayan insanların 2-3 ay boyunca kaldığı yerler.Eskiden mera olarak kullanılan, hayvancılıkla uğraşan insanların, hayvanlarını otlattığı yerlerdi. Şimdi ise toplasanız 3-4 inek anca görürsünüz çevrede.

Pokut esasında anlatılmayacak bir güzelliğe sahip. Gerçekten gidip, görmeniz lazım.Oranın havasını solumak, sislerin etrafında kaybolmak, tüm manzaraya hakim olmak gerekiyor. Hani bir çok arkadaşım çeşitli mecralarda paylaştığım fotoğrafları görerek ”cennet burası olmalı” dediler.Gözleri görmeyen bir İnsan’a tasvir edecek olsam şöyle anlatırdım;

DSC_0492Öyle bir yer düşün ki yer ve gök eşit. Hem havadasın, bulutların arasında uçuyor gibisin, sonsuzluğa doğru bakıyorsun.Bir yandan da ayakların yere basıyor.Karşında yüce dağlar var.Dağlarda sıralanmış yemyeşil ağaçlar sana bakıyor. Bulutlar ah o bulutlar… Dağlar etrafında kıvrılışlarını görmen lazım. Ayağının altında, etrafında mor, sarı, beyaz çiçekler var.Ve bu manzara içerisinde tek başınasın. Çevrende kimse yok, araba yok, korna sesi yok, karmaşa yok.Doğa ile baş başasın. Belki görebileceğin tek canlı bir inek veya bir köpek. Duyabileceğin tek ses kuş sesi. Ama korkma onlar da oranın bir parçası.Birden bir sis basıyor.Tüm manzara gözünün önünde kayboluyor.O an içini bir hüzün kaplıyor, ”Ben de böyle bir gün yok olup gideceğim” diye düşünüyorsun.Sonra bir bakıyorsun 5 dk. sonra o sis gidiyor, hava açıyor. Karşında yine o muhteşem manzara ve gözün gönlün açılıyor, yüzün gülüyor.”Cennet böyle bir yer olmalı” diyorsun…
İşte Pokut böyle bir yer.

DSC_0540Pokut’ta aktif olan 2-3 pansiyon var.Zaten buralar da aileler tarafından işletiliyor.Bu arada bir dip not; Yayla’da ev sahibi olmak bile zor.Karadeniz’in her yaylasında anca o yörenin İnsanı oralardan toprak alıp, ev yapabiliyor.Biraz da kendi kültürlerini, çevresini korumak adına uygulanan bir kural bu.Bence böyle olması da çok güzel. Ayder’i gördük.İnanılmaz kötü olmuş.Yayla olmaktan çıkıp, ufak bir şehir olmuş.

Pokut’ta Plato’da Mola adında bir ailenin işlettiği pansiyonda kaldık.Şiddetle tavsiye ederim.Anne-baba-kız tarafından işletilen pansiyonda her şey çok güzel.Çok temiz, yemekler çok lezzetli, güler yüzlülük, ilgi alaka ve karadeniz sıcaklığı görülmeye değer.Giriş katı ile birlikte 3 katlı sayılır. Yaklaşık 10 odası var. Giriş katında sedirler var.Burda da yatanlar oluyor. Sizden başka pansiyonda kalanlarla akşam yemeklerini beraber yiyebiliyor, sohbet etme imkanı bulabiliyorsunuz. Birbirinden lezzetli yemekler sizi bekliyor, demedi demeyin.Özellikle Yasemin’e çok teşekkürlerimi iletiyorum. Güler yüzlülüğünü, mütevaziliğini ve verdiği bilgileri asla unutmayacağım.Bilgilere google’dan ulaşabilirsiniz.Ahmet ve Zeyne Şişman tarafında işletiliyor pansiyon.Bu arada giderseniz Ares’e benden selam söyleyin.Ço ksevdim keratayı :) (Ares, Pansiyon’un ve çevrenin koruyucu kurt köpeği :) )

 

Diyeceğim odur ki yayla havası belli olmaz.Soğuk olur, sis olur, yağmur olur, güneş olur.Bunların hepsi aynı gün içerisinde de olabilir.Art arda 10-15 gün sis, yağmur olup ertesi gün güneş de açabilir.Tamamı ile şansa bırakmakta fayda var.İdeal mevsim ise Mayıs-Eylül arası diyebiliriz. Sonra kış şartlarında oralara çıkmak epey zor olacaktır. Çoğu kişi bir iki saat görmek için geliyor, gelmişken de o pansiyonlarda yemek yiyelim modunda oluyorlar. Önerim bir gece de olsa kalmanız.Biraz kendinizle o manzara çerçevesinde baş başa kalmanız. Ufak bir not türkcell haricinde başka bir hat çekmiyor yaylada.

Daha ne anlatayım ki… Fotoğraflar konuşsun biraz da.Burası kesinlikle bu Dünya’da değil…

 

Seyhan Ahen

Gezmeyi ve keşfetmeyi seven birkaç arkadaş bir araya geldik sevdiğimiz yerleri paylaşıyoruz. Bekleyin bizi; gezip gezip yazacağız...

Leave a Comment

error: Upps Yanlış Yerdesiniz...