Gezi Notları Yurtdışı Gezileri

#Hindistan: Günlük – 1. bölüm

Kapının eşiğindeki adam kendine şöyle bir baktı, usulca yürüdü, aynanın önünde durdu. Yakasının kirlenmiş, suratının buruşmuş, omuzlarının çökmüş olduğunu farketti. Yıllar sonra ilk dikkatli bakışması olmalı vücuduyla diye düşündüm o adamı görünce! Mysore otogarında çiçek satan o amca.

Mysore! Hindistan’ın güneyinde, Karnataka eyaletinde! Bangalore’dan günü birliğine uğradık Mysore’a. Turumuza Mysore Palas ile başladık. Mysore sarayı Freskos adı verilen duvar boyama sanatı ve yüksek tavanlı geniş holleri ile kraliyet zenginliğini gösteriyor bize. Rehber kulaklıklarımız eşliğinde sarayı turlayıp, kraliyet dönemine ait altın varaklı mobilyaları inceledik. Sarayın dörtbir yani tapınaklarla kaplı, bahçesinde deve ve fil turları yapılıyor. Sarayın en önemli özelliği ise sarayın dış cephesinin 96,000’den daha fazla ampülle sarmalanmış olması. Geceleri Mysore palas harika görünüyor.

 

Sarayın kapısında nereye gidelim diye tartışırken bir Rickshaw önümüzde durdu. Mükemmel bir Mysore turunun sırrı bu Rickshaw’dan geçer dedi. Tabi öncesinde pazarlık şart! Cuzi bir miktara anlaşıp Mysore hayvanat bahçesinde bulduk kendimizi. Rengarenk kuşları, asya filleri, aslanları, kaplanları ile küçük çapta bir tropikal orman kurulmuş buraya. Hayvanlar için geniş alanlar ayırılmış, kafes kullanılmıyor. Hayvanat bahçesi sırasında karşılaştığım bir tabelada Service to animals is service to god yazıyordu. Yani hayvanları hizmet, tanrıya hizmettir. Her hayvan çok kutsal burada.

 

Hayvanat bahçesinin ardından kendimizi Mysore’un en ünlü pazarında bulduk. Vakit öğleden sonrayı geçtiği için pazar kapanmaya yüz tutmuştu. Sebze pazarları sabah saatlerinde çok kalabalık oluyor. Malını satan esnaf öğleden sonra dinlenmeye çekiliyor burada.

 

İşte turumuzun en tehlikeli kısmı, el sarımı sigara atölyesi, normal sigalardan 10 kat daha fazla kansorejen madde içeren, tamamen doğal telgu agacına sarılmış bu sigaranın atölyesinde sabah 7’den akşam 10’a kadar çalışan işçiler günde ortalama kişi başı  5000 sigara sarıyor. Mysore’un bu küçük loş odasında hazırlanan paketler dünyanın bir çok yerine ihraç ediliyor.RESİM İÇİN TIKLAYINIZ

 

Mysore’da atölye Bir sonraki durağımız el işi atölyeleri, Mysore’da atölye geleneği çok yaygın. El işi atölyelerinde oymacılık yapılıyor. Bir tahta masanın işlenmesi tam 8 ay sürüyormuş, ince ince, ilmek ilmek… En gözde ürünler tanrı figuleri. Küçük bir ganesh benden hatıra.

Mysore’un yogası ve tütsüsü çok meshur. Buraya gelip tütsü atölyesine uğramamak olmaz. Sandal agacı, ıtır, yasemin daha neler neler! Hepsi bir tezgahtan çıkıyor. Hepsi el emeği. Evet denedim ve bende tütsü sardım  Duvarlarınada türkçe tütsüler muhteşem yazdım! Uğrarsanız bir göz atın derim.

Son duragımız ipek fabrikası. Zamanında romalılara kumaşlar buradan gidiyormuş. Binbir çeşit hint kumaşi, ipek, kaşmir daha neler neler. Hindistan’daki en ucuz ve en kaliteli kumaş Mysore’dan! Bunu not etmeyi unutmayın…

Akşam trenini yakalamamız lazım! Mysore’a yolunuz düşerse mutlaka Rickshaw soforu Amjit’i arayın. Gerçek Mysore bu minik turla güzel.

 

Dilan Çağlar

 

 

 

 

 

 

Leave a Comment

error: Upps Yanlış Yerdesiniz...