Gezi Notları Yurtdışı Gezileri

#Londra: Bulutlar şehrine seyahat

Resim 243Londra deyince herkesin aklına yılın çoğu ayında gri olan gökyüzü, ansızın bastıran yağmur ve birden açan güneş gelir. Şemsiye olmadan, sokaklarında gezmek büyük bir risk almaktır Britanya’nın muhteşem başkentinde. Fakat güneş birden öyle sıcacık yapar ki içinizi mutlulukla yürümeye devam edersiniz, Hyde Park’ın yeşilleri arasında.

Dünyanın beş merkezinden biri olan Londra’da gezilecek yerler oldukça fazla. Buckingham Sarayı, Trafalgar Meydanı, Westminster Sarayı, Big Ben, Tower Bridge, Marble Arch, Piccadily Circus,  London Eye, Victoria and Albert Museum, British Museum, Barbican Centre ve Natural History Museum mutlaka görmeniz gereken bu yerlerin başında geliyor. Gelişmiş metro sistemiyle kentteki her bölgeye kolayca ulaşmak mümkün.

Londra’da bulunan görkemli yapı British Museum’da, dünya mirasına önemli katkılarda bulunmuş Roma, Mısır, Pers ve Yunan gibi uygarlıkların eserleri bulunmakta. Tate ise çağdaş ve modern sergilere yer veren bir müze. Sanat ve tasarımdan hoşlanıyorsanız burada bolca zaman geçireceksiniz demektir.

Madame Tussauds Müzesi ise gerçeğini aratmayan balmumu heykelleriyle spor, eğlence, siyaset ve sanat dünyasından birçok isme yer vermekte. Jennifer Lopez, Beyonce, Marilyn Monroe, Charlie Chaplin, David Beckham gibi yıldızların yanı sıra Mustafa Kemal’in heykelini görmek ise ayrı bir gurur kaynağı.

Londra’ya gitmişken The Beatles’ın plak şirketinin bulunduğu sokak olan, aynı zamanda albüme ismini de veren Abbey Road’a gidip fotoğraf çektirmek yapılacak keyifli aktiviteler arasında. Trafik akışı olağan haliyle devam ettiğinden ışıkları bekleyip albüm kapağındaki aynı pozu yakalamak biraz zaman alıyor. Bu tatlı yorgunluğu ise Abbey Road adlı ufak ama şirin kafede bir şeyler içerek atabilirsiniz.

Tüm bu keyifli anların yanında ise başımızdan geçen birkaç tatsız hadiseyi dipnot olarak belirtmekte fayda görüyorum. Seyahatimizi yaptığımız sırada Kuzey İrlanda’da Erasmus yapıyorduk. Benim Avrupa vatandaşlığım olduğu için bana fazla sıkıntı çıkartmasalar da benimle birlikte seyahat eden arkadaşım yeşil pasaport sahibi olmasına ve vizesi olmasına rağmen giriş süreci biraz sıkıntılı geçti. Havalimanında öyle ince eleyip sık dokuyorlar ki Türk vatandaşlarına girişi, gerçekten büyük bir hayalkırıklığı yaratabiliyor bu durum.

İngiltere terör gibi nedenlerden dolayı Orta Doğu olarak gördüğü Türkiye’ye de on parmağından iz almak ya da saatlerce süren sorgu gibi muamele yapabiliyor, sanki vize sırasında alınmıyormuş gibi. Biz önceden şehre giden Easyjet firmasına ait serviste yerimizi iniş saatimizden bir saat sonrasına ayırtmamıza rağmen ancak son anda yetişebildik. Arkadaşımı özel olarak içeri alıp dışarda da bana onun hakkında sorular yöneltmeleri oldukça moralimizi bozdu. İlk gecemiz oldukça maceralı geçti bu yüzden. Yaşanan aksaklıktan sonra son otobüsü kaçırdık ve sabaha karşı güç bela hostele giriş yapabildik.

Fakat önemli olan pozitif düşünmeye devam etmek ve moralinizi yüksek tutmak. Neden bilmiyorum, insanların üzerinde bu şekilde baskı kurmak hoşlarına gidiyor diye düşünüyorum; içeri almama gibi bir durum olacağına inanmıyorum.

Londra’da öyle iyi vakit geçirip öyle hayran olduk ki şehre, yaşadığımız o aksiliği bir daha hiç aklımıza getirmedik geçirdiğimiz dört gün boyunca.

Şimdiden mutlu tatiller diliyorum.

Feriha Tütüncü

Yazarın diğer yazılarını okumak için tıklayınız…

Gezmeyi ve keşfetmeyi seven birkaç arkadaş bir araya geldik sevdiğimiz yerleri paylaşıyoruz. Bekleyin bizi; gezip gezip yazacağız...

Leave a Comment

Comments (1)

error: Upps Yanlış Yerdesiniz...