Gezi Notları Yurtdışı Gezileri

#Edinburgh

Resim 031Herkesin bir şehirden beklentisi farklıdır. Ben kişisel olarak insanının hep sıcak olduğu, size gülümsediği ve tarihi dokusunu korumayı başarmış ve günümüzde de yaşatan yerleri severim. İşte Edinburgh böyle taş lahitlerden örülmüş gibi görünen bir başkent. Kışları dondurucu soğuklarıyla yaşayanların bir hayli tepkisini alsa da baharın gelmesiyle yemyeşil bahçeleri, rengarenk çiçekleri ve güleryüzlü İskoç halkıyla içinizi ısıtıyor. İngilizlerin o soğuk ve kendilerini beğenmiş havalarından sonra İskoçya insanı size müthiş sıcakkanlı gelecek.

Neden bilmiyorum Edinburgh’u daha farklı düşünmüştüm. Belki Belfast’ın kasveti vardı üzerimde hep erteledim oraya gitmeyi; fakat gidip gördükten sonra büyük bir pişmanlık duydum, “keşke”lerle doldum. İki ya da üç gün kaldığım bu kente doyamadım, öyle ki Türkiye’ye döndükten sonra sürekli uygun fiyatlı uçuşlar kovalamaya, alternatif rotalar yapmaya çalıştım; fakat bir türlü olduramadım.

Resim 209Edinburgh gezi kuşağımızın son durağıydı, fena halde yorulmuş ve beklentimizi minimuma indirmiş bir vaziyetteydik. Hem garip bir hüzün vardı içimizde, hem de büyük bir mutluluk. Kaldığımız hostel odası yaklaşık on kişinin kaldığı bir yerdi, bolca horlama duyduk anlayacağınız. Neyse ki şehrin ortasında yükselen kale manzarası mutsuz ve uykusuz saatleri bastırmada oldukça başarılı oldu.

Sabah hostelden çıkıp rastgele gördüğümüz bir Türk restoranında ‘’English Breakfast’’ yemeye karar verdik. Kahvaltıyı oldukça lezzetli ve başarılı bulduk. Sahibi ve Türkçe öğrettiği İngiliz eşi oldukça sempatiklerdi.

Bu arada sokakların arasında gezerken gördüğünüz ikinci el eşya satan dükkanlara uğramaktan sakı ola çekinmeyin; evet objeler biraz pahalı; fakat görmeye ve o ruhu hissetmeye kesinlikle değer.

İlk gece hostelde kalıp miskinlik yapmayı istesek de son bir gayretle küçük bir puba gidip günün viskisi olarak şirin tahtaya tebeşirle yazılmış en ucuz viskiden alalım dedik. Viskinin acı ve mayhoş tadını hiç sevmeyen ben o yumuşak tada hayran kaldım. Nitekim ‘Highland Park’ isimli viskinin gerçekten ünlü ve pahalı bir marka olduğunu sonradan öğrendik.

Bazen anın içinde kaybolur ve zamanı durdurmak istersiniz, burada geçirdiğim saatler de benim için öyle oldu, üç beş masalı küçücük bir yer olmasına rağmen canlı gayda dinlemek ve pub ruhunu yakalamak tarifsiz mutluluk yarattı.

İkinci günümüzde, bir şehri gezmenin en etkili yolunun şehir turlarına katılmak olduğunu düşündüğümüzden burda da aynı şekilde hareket etmeye karar verdik. Rehberimiz tam anlamıyla ‘Braveheart’tan fırlamış savaşçı ve özgürlükçü ruhunu bize yansıtan aynı zamanda da esprili ve sempatik uzun saçlı ellili yaşlarında biriydi.

İlk olarak mezarlıkları keşfettik. Şehrin gotik havası mezarlıklarıyla tam bir bütünlük oluşturuyor. O düzen ve yapı benim fazlasıyla hoşuma gitti. Kişiye gösterilen saygıyı kesinlikle orada hissettim.

Resim 226Devamında, J. K. Rowling’in oturup ünlü seriyi yazdığı yer olan Elephant Cafe’ye gittik. Mekanın konumunu gördükten sonra ise insan ister istemez ‘’ Ben de bu manzaraya baksam, ben de yazardım Harry Potter serisini. ’’ diye düşünmekten kendini alamıyor. Açıkçası çocukluğumdan beri tek solukta okuduğum kitapları Edinburgh’u görünce  hayal ürününden çok, gerçeklik olarak algıladım.

Akşam ise katıldığımız ‘Ghost Tour’ kesinlikle tavsiye ettiğim bir tur. Genellikle saat 21.00 gibi başlayan bu turda anlatılan cadı, kara büyü ve hayalet hikayeleri tüylerinizi diken diken ederken çıktığınız tepelerden günbatımına nazır muhteşem kareler yakalabiliyorsunuz.

Hard Rock Cafe’sini ayrı bir beğendiğimi, her şehirden olduğu gibi buradan da hatıra olarak üzerinde şehrin bir görüntüsünün ve adının yazılı olduğu Starbucks’ta satılan küçük espresso bardağımı aldığımı da eklemeliyim.

Son olarak aklınızda bulunsun, Edinburgh ‘edinbra’ diye okunuyor o diyarlarda, keza sonra anlaşılmayabilirsiniz.

Bavullar şimdiden hazırlansın, Kuzey Denizi’nin eteklerindeki ihtişamlı kale sizi çağırıyor!

Feriha Tütüncü

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız…

Gezmeyi ve keşfetmeyi seven birkaç arkadaş bir araya geldik sevdiğimiz yerleri paylaşıyoruz. Bekleyin bizi; gezip gezip yazacağız...

Leave a Comment

error: Upps Yanlış Yerdesiniz...