Gezi Notları Yurtdışı Gezileri

#Hindistan: Musonların arkasından el sallamak

Goa-7Her eyaletin kendine has bir mimarisi vardır Hindistan’da. Sömürge döneminin izlerini, toplumun kültüründen daha çok mimarisinde gözlemleyebiliriz burada. Portekiz İmparatorluğunun doğudaki incisi Goa yemyeşil caddeleri, balık pazarları, kısa sari giyen teyzeleri ile size kucak açar. Goa’ya giriş yaptığınızı müstakil evlere kondurulmuş çatılardan, kırmızı kiremitlerden, hindu tapınaklarının yerini alan kiliselerden kolaylıkla anlayabilirsiniz.
Musonların sonuna yaklaşırken, risk alıp sezonu açmak için kendimizi Goa’da bulduk. Mapusa otogarına vardığımızda çevremizi saran taksi şoförlerinden ve motorsiklet kiralayıcılarından kıl payı kurtulup, bizi Anjuna’ya götürecek otobüsün de yer aldığı otobüs duraklarına ulaştık. Camları açıp püfür püfür seyahat edebileceğiniz otobüsler sizi 15 rupee’ye Anjuna’ya götürür. Şoförün şarkı listesine biraz da olsa eşlik edip eğlenmek ise cabası.
 
Deniz, kum, güneş, sabaha kadar süren trans partiler, haşiş haşiş diye peşinizden koşan satıcıların bütünü olarak hayal ettiğimiz Anjuna’ya vardığımızda gürültüden uzak, yağmurlu bir hava karşıladı bizi. Yağmur ve deniz kokusunun birleştiği noktada kendimize bir hostel bulup, hemen yerleştik. Otelin küçük terasını görünce ilk yapmamız gereken aktivitenin Goa’nin yerel ve en popüler birası olan King’sten birer tane sipariş verip, sessizliğin tadını çıkarmak olduğuna karar verdik.
Anjuna plajı, hippiler tarafından keşfedilen Goa’nın ilk göz ağrılarından biri. Plajın bir başından yürümeye başladığınızda, yan yana dizilmiş bungalov cafelerin arasında seçim yapmaya çalışıyorsunuz. Yürürken elinize hint kınası ile mehendi yapmak isteyen hintli kızlar çevrenizi sarıverir. Tabi incik boncuk satanları unutmayalım. Çok iyi pazarlığa tutuşmanız gerekir bu yolda. Güzel boncukları alırken size aslının 4 katını söylediklerini aklınızdan çıkarmamanız gerekir!
Goa-3Yolun sonuna vardık! Evet Curlies Bar’a gidiyoruz. Barın önündeki geniş şezlonglar bizi Curlies’e doğru çekerken, bizi mest edecek Mojito’yu içmemize sadece 15 dakika kaldığından haberimiz yoktu. Buzu ve naneyi mikserden geçirerek hazırladıkları Curlies Mojito’su Goa’nın resmi içeceği ilan edilmişti o anda. Şiddetle tavsiye edilir. İçiniz efendim.
Goa’nın denizi içine girer girmez derinleşir, bazı yerlerde kayalara takılabilirsiniz, çok dalgalı bir deniz olduğu için ilerlemeye hatta yüzmeye çalıştığınızda dalgalarla sürüklenirken bulabilirsiniz kendinizi. Çok çaba harcayıp yüzmeyi başarabildiyseniz, karnınız acıkmış olmalı. Hemen Curlies’e dönüp, prawn (karides) curry in a hurry siparişi veriyoruz.
Sezlongumuza döner dönmez iki kültürün amansız çatışmasını izlemeye koyulduk. Bir yandan ailesi ile yüzmeye gelmiş, denize kıyafetle giren hintliler, diğer yanda tangalarıyla plajda tenis oynayan amcalar! Birbirlerine bir zararları yok, birbirlerini rahatsız da etmiyorlar. Acaba diyorum, geldiğim yerlerde böyle bir durum yaşansa, birbirimizi rahatsız etmeden hayattan keyif almayı başarabilir miydik?! Hiç sanmıyorum.
P1010506Günün sonuna kadar resmi içeceğimizden içip, plajda kitabımızı okuduktan sonra hostele dönüp hazırlanalım diyoruz. Goa akşamları çok uzun olabilir diye umut ederek :) Yemek yemek için Oasis’i seçiyoruz. Seçmemizin tek sebebi, duvara astıkları bir yazı. ”Another Drink In The Wall” Kapıda tamam bu akşam bizi güzel müzik bekliyor dedik. Aynen de öyle çıktı. Deniz ürünlerini siparişten önce görmenizde fayda var. Goa’nın en meşhur balığı olan King balığının boyutlarını bilmeden sipariş etmek yemek israfına sebep olabiliyor.
Yavaş yavaş açılan sezonun ilk partileri Anjuna sahilinde! Her bungalovun kendine ait bir tarzı var, geze geze yolun yine yolun sonuna kadar ilerliyoruz. Geceyi tadında noktalayıp, yarın erkenden kalmak üzere hostelimize doğru yola çıkıyoruz. Yarın sabah motor kiralayıp, Calangute plajına gideceğiz. Heyecan dorukta!
Ertesi güne mis gibi bir toprak kokusuyla uyandık. Yağmur ara ara yağmaya devam etti. Anjuna merkezde bulunan motorsiklet duraklarına doğru ilerlerken önümüzü İngiliz bir kadın kesti. Bollywood’da kordinatörmüş. Özellikle Goa’ya gelen turistlerle anlaşıp, onları sete götürüyormuş oyuncu olarak. Bize derdini anlatmaya çalışırken kibarca reddedip, yolumuza devam ettik.
Yola çıktığımızda sağanak bir yağmur başladı. Musonlar İstanbul’un yalancı yağmuruna benzemez, yağdı mı şelaleyi aratmaz size. Kaygan yolların kurumasını bekleme gibi bir lüksümüz olmadığından yavaş yavaş giderek, Calangute’ye vardık. Sezon burada daha açılmamış, kayalıkların üzerinde biraz dinlendikten sonra bir sonraki durağımız Mapusa balık pazarına gideceğiz.
Mapusa balık pazarına vardığımızda, çok ağır bir koku her yanımızı sardı. Herhangi bir buzlama yöntemi olmadığından balık kokusu pazara sinmiş. Balıkların üzerine konan sinekleri ve balıkları avlamaya çalışan kargaları savmak için canla başla çalışan Goalı kadınları hayretle izliyoruz! Gerçekten işleri çok zor. Tam pazarın kapısına vardığımda, yüksek bir alkış sesi duydum, Arkamı döner dönmez bir hijra ile burun buruna geldim. Hijralar kadın gibi giyinen hintli erkekler. Çocuğunun vücudu bir çok kadının vücudundan daha güzel ve kutsal olduklarına inanılıyor. İlginç bir tecrübe, 10 rupee verip fotograf çektirmeniz yine şiddetle tavsiye edilir.
Goa’nın en meşhur yiyeceklerinden biri de kaju! Sadesi, tuzlusu, masalalısı gibi bir çok çeşiti mevcut. Goa pazarda bir çok dükkan kaju satıyor. Kilosu Türkiye’ye oranla çok ucuz. Dönüşte yolluk olarak çantanıza atmanızda fayda var.
Otobüsümüzün saati yaklaşıyor! Arap denizinde 2 günlük keyifli seyahatin ardından, Panjim’e doğru yola çıkıyoruz. Musonların arkasından el sallama, Goa’ya veda etme zamanı.
Dilan Çağlar

Leave a Comment

error: Upps Yanlış Yerdesiniz...