Gezi Notları Türkiye Gezileri

#Bozcaada: Bir küçük Eylül meselesi

DSC_0331Herkesin içinde unutamadığı bir mesele vardır, bir mesele ki sen nereye gidersen git peşinsıra gelir ve seni bulur. Bir eylül meselesi de belki en uygun kelimedir bu ufak gezi için.

“Tanrı insanları uzun ömürlü olsun diye Bozcaada‘yı yaratmış.” Evet, Bozcaada’ya girdiğinizde bir evin duvarında gözünüze çarpan yazı tam olarak böyle. Heredot söylemiş zamanında. Eski adı Tenedos olan Bozcaada, Heredot’un yazılarında sık sık geçmekte. Mitolojik öyküleri var aynı zamanda bu masalsı adanın. Alabildiğine üzüm bağları, şarapları, nefis yemekleri, serin denizi, bozulmamış doğası, küçük sevimli koyları, güneşinin batışının güzelliği, keyifli insanları; keyif insanları ile ünlü, aşık olunası yer Bozcaada. Kafanızı meşgul eden her şeyi bir kenara bırakın ve gelin bu masalın bir parçası olun. Bu, sizin masalınız olsun.

Aylardan eylül, yazın sıcakları henüz geçmeden 5 arkadaş, bir kısmı birbirini ilk kez görüyor, istanbul’dan bir hafta sonu kaçamağı için Bozcaada yollarına düşer. Ve hikayemiz başlar.

DSC_00787 saatlik otobüs yolculuğu sonrasında Çanakkale’nin Geyikli ilçesine vardık. Yolumuz az kalmış Bozcaada’ya sadece bir feribot uzaklıktayız. Sabahın ilk ışıkları güneşli bir gün, ellerimizde çantalar feribota binmek için yürüyoruz. Nedendir bilinmez uzun mu uzun bir iskele yapmışlar Geyikli’de Bozcaada feribotu için. Elimizde çantalar varken yürürken yoruluyor biraz, biraz da sıkılıyoruz açıkçası.  Feribot gelince arabalar birer ikişer ayrılıyor, yolcular merdivenleri ağır ağır çıkıyor. Bağ bozumu sebebiyle bir hayli yolcusu var feribotun.

Beyaza boyanmış evler karşılar bizi. Feribot yolcularını uğurlarken yeşile ve evlerin beyazına bulanırsın. Ara sokaklar gözüne çarpar hemen, sonra tezgah başında duran teyzeler amcalar. Hepsinin önlerinde adaya ait bir doku bir tat. Reçeller, bitkiler, hediyelik oyma eşyalar… Sonra adanın havası sersemletir belki sizi. Temizdir. Sessizdir belki birazda. Sakinliği içerisinde adaya gelen misafirlerini karşılar sokaklar, dükkanlar.

Karnınız acıktıysa önceden rezervasyon yaptırıp Patiska Bağevi’ne gitmeniz önerilir. Ali Erol ve Oya Hanım sizi orada karşılayacaktırlar ve Ali Bey’in ada ekmeğine, Focaccia ve Stromboli’lerine bayılacaksınız.  Patiska Bağevi’ne ulaşım biraz sıkıntı olabilir belki. Şehir merkezine uzak lakin taksici Recep abiyi aramanız durumunda sizi hemen götürebilir.

Sonra kalacak bir kaç güzel yer var. Birisi Patiska Bağevi, bir diğeri de Talay Bağları Konukevi. Bunlar şehir merkezinden uzak üzüm bağlarının içinde olan yerler. Pek tabi şehir merkezinde pansiyon ve otel mevcut. Tercih size kalmış.

Hava güzel ise ayazma plajina gidip denize girilebilir. Su soğuk, kumsal güzel, denizin rengi güzel. Sonra oradan çıkıp Koreli’de biranızı içebilir bir şeyler yiyebilirsiniz. Ve akşam güneş batmadan, güneşin batışını izlemek için şehir merkezine gelip şarabınızı almanız ve Polente’ye (rüzgar gülleri) gitmenizi öneririm. Sağınızda rüzgar gülleri, deniz feneri, karşınızda güneş yavaş yavaş ufuk çizgisine inerken, adanın meşhur üzümleri ile yapılmış şarabı yudumluyorsunuz.

DSC_0182Sonra güneş batıyor ve siz yerinizden doğrulup daha önceden rezervayon yaptırdığınız balıkçıya gidiyorsunuz. Cabali… Denizin kıyısında Bozcaada Kalesine bakan şirin bir mekan. Akşamları esen poyraz sizi üşütebilir belki, rakınızı yudumlarken ahtapot salatanızı, karides tavanızı yerken bunu düşünmeyecek olanlardansanız bizdensiniz.

Cabali Meyhane’de keyfiniz yerine gelmişse, saatte bir hayli geç olmuşsa kalkıp şehir merkezinde Polente’ye geçebilirsiniz. Mekanı en iyi tarif edecek kelime Bebek Lucca! Tabi iyi yönlerini almış ama konsept aynı. Yanınızda selfie çubuğu var ise hiç tanımadığınız insanlarla fotoğraf çektirebilirsiniz bizden demesi :)

Gelelim şaraplara. Adanın adı ile özdeşleşmiş tatlara… Talay, Çamlıbağ ve Amadeus. Bilinen ünlü şarap markaları adada. Adada yetişen üzümlerden yapılmış lezzetler kısaca. Herbirinin ayrı tadım evi mevcut şehir merkezinde. Sırasıyla hepsine uğrayabilir, şarap tadabilir ve satın alabilirsiniz. Sonra adanın meşhur durağı Veli Dede; reçelleri, zeytin yağları, ezmeleri ve sakızlı bademli kurabiyesi. Her gelenin mutlaka uğradığı, hediyelik bir şeyler aldığı yer. Sonra ara sokaklara dalarsınız, belki Bakkal’a uğrarsınız, italyan menüsü ve dekorasyonu ile sizi hep bekler. Sonra Hafızın Yeri belki… Karnınız acıktıysa Battı Balık, Ada’m veya Sandal gidilebilecek en iyi yerler.

Geziniz bittiğinde aslında masalınızında, hikayenizinde bittiğini sanmayın. Bozcaada’ya bir kere gelen onun parçası çoktan olmuştur. Aşkı da orada bulursunuz, hasreti ve yokluğuda. Çünkü aşk sizsiniz. Aşkı içinizde hissedeceksiniz. Geride bıraksanız bile hikayeniz devam edecektir.

Caner Ulupınar

Sabah kahvesi gibi hisseden biri yalnızca....

Leave a Comment

error: Upps Yanlış Yerdesiniz...