Gezi Notları Türkiye Gezileri

#Kapadokya: Periler Diyarı – 2. bölüm

üç güzeller

Yazının ilk bölümü için tıklayınız

 

Bu kadar gezmeye, inip binmeye bünye dayanır mı? Dayanmaz tabi. Ayaklarımda derman kalmamış, midem açım diye bağırınca soluğu bir restorantta almak şart oldu ve Göreme’deki Aydede Restaurant’a acil giriş yaptık. İçerisi kalabalıktı ve herkes midesinin derdine düşmüştü. Cacık, ezme salata, patates kroket, beyaz peynirli ezme ve humustan oluşan serpme mezeler masaya geldi. Hani lezzetleri nasıldı diye sorarsanız, normaldi. Doymak için yenilebilirdi diyebilirim.

Menüde restauranta özel tandır çorbası vardı. Bakalım bakalım nasılmış diyerek, bir kaşık salladım kaseye. Aslında bildiğimiz ezogelin çorbası denilebilir. Bol naneli, hafif acılı sıcak sıcak iyi geldi vallahi.

Ana yemek olarak beğendili soslu tavuk geldi. Tavuğun marinesi çok lezzetliydi ve bu sos tavuğu yumuşacık yapmıştı. Yanına konulan beğendi fazlasıyla suluydu ve süt tadı çok yoğundu. Biraz daha yoğun olsaydı daha iyi olacaktı diye düşünüyorum. Ama tavuğa laf yok.

aydede 4Tatlı finali ise kazandibiyle yapıldı. Tam istediğim gibi üstü yanıktı.

Yemek yedim, karnım doydu. O zaman durmak yok dedim ve gezmeye devam. İstikamet Üç Güzeller. Aslında çoğumuz bu Üç Güzelleri tanıyoruz yada aşinayız diyebilirim. Nereden mi? 50 YTL’nin arkasından. Muhteşem manzarasıyla Kapadokya’nın olmazsa olmazı. Buraya gelipte fotoğraf çekilmeyeni ayıplıyorlarmış ona göreJ

Üç Güzelleri gördükten sonra başka güzellere bakmak için yola çıktık. En az peri bacaları kadar bölgenin bir başka güzelliği üzüm olunca, şarap fabrikalarının varlığı da kaçınılmaz oluyor. Hal böyle olunca bölgenin en eskilerinden biri olan Turasan Şarap fabrikasının adını da bölge de duymak mümkün. Ver elini Turasan dedik. Kısa bir gezinti ve anlatım sonrası sırada en sevdiğim bölüm vardı. Ne demişler önce bilgi sonra tadım dimi ama. Tadım için mağaza bölümüne geçtik. İlk tadımı Turasan Emir ile yaptım. Tadı hafif buruk ama güzeldi. Kırmızı olarakta Turasan Rose’ u denedim. Damakta hafif bir burukluk bırakan aroması zengin bir tadı vardı. Bölgenin haklı bir gurur kaynağı olan Turasan Şarapçılıktan birkaç şişe şarap alışverişi yaparak, bir daha görüşmek ümidiyle ayrıldım. Her keseye göre şarap mevcut. En azından şarap tadımı için uğramanızı tavsiye ederim.

turasan 1Şaraplarımızı içtik biraz gezelim dedik ve Göreme Açık hava müzesine gittik. Kapadokya’nın her bir tarafı insanı büyülüyor gerçekten. Bölgenin mutlaka ama mutlaka görülmesi gereken noktalardan biri burası. Müze kartımın verdiği avantajla, rahatça geçiş yaptıktan sonra gözümle nereye baksam diye şaşırdım vallahi. Peri bacalarının içinde bir sürü kilise, çoğu bozulmuş olsa da, insan baktıkça hayretler içinde kalıyor. Her bir yanı fotoğraf çekilmeye değer nitelikteydi. En sona en güzelini bıraktım Tokalı kilise. Şuana kadar gördüğüm en bozulmamış ve en güzel kiliseydi desem yalan olmaz herhalde. Ne yapıp edin mutlaka Tokalı kiliseyi görün, keşke izin verilseydi de resmini çekebilseydim ama korsan yayın yapamadım maalesef.

Tüm gün gezince akşama hal kalmadı maalesef hani ayaklar da derman kalmadı desem yeridir herhalde. Hal böyle olunca biraz dinlenip, akşam yemeği sonrası otelin civarına biraz göz gezdirelim dedik ve ayaklarımız bizi Ali Baba Cafe’ye götürdü. Ortahisar Kale içinde hatta kalenin dibinde olan bir aile işletmesi. Gece aydınlatılmasıyla gözü üzerimizden ayrılmayan Kale içinin dibinde olan bu mekan hemen merdivenlerden çıkar çıkmaz koca bir avluyla karşıladı bizi. Orijinal taş evinden yapılmış bu mekan güzel havalarda dışarıda oturma imkanı verse de kışın doğal taş evin içinde oturup, şarap yudumlamakta ayrı bir keyiftir bence. Taş evin içine girer girmez çeşit çeşit şaraplar beni karşıladı. Hepsi kendi üretimleri olan, ev tipi diye tabir edebileceğim şaraplardı. Önce tadım sonra alışveriş. Beğenmezsen alma zorunluluğu yok. Öncelikle Murat Bey damak tadınızı keşfetmek için kırmızı mı yoksa beyaz mı yada tatlı severim derseniz o da mevcut diyerek. Bıkmadan usanmadan tüm şarapların tadına baktırıyor. Öküzgözü, emir favori şaraplar. Bunların yanı sıra tatlı şarap severlere de karadut, nar ve vişne şaraplarını tavsiye ederim. Otantik bir ortam da şarabınızı yudumlamak isterseniz tavsiye ederim. Burası hem yazın hem kışın açık. Gündüz gelirseniz önce Ortahisar Kalesini gezin sonra da burada ufak bir mola verin derim.

Pınar Bostancı

gezenyer.com

Leave a Comment

error: Upps Yanlış Yerdesiniz...