Gezi Notları Türkiye Gezileri

#Büyükada: Adada sonbahar

Haftasonu arkadaşlarla ne yapabiliriz soruna cevap olarak adaya gitme fikri doğmuştu. Ekim ayının ilk günlerinde güneşli bir cumartesi günü Bostancı İskelesi’nde buluşup adaya gidilecek, bisiklet turu yapılacak ve günü mangal keyfiyle tamamlayıp Şehr-i İstanbul’a dönülecekti.

Sabah Bostancı İskelesi’nde buluşup deniz otobüsü iskelesinin yanında yeni açılan kafede kahvaltı ettik. Daha sonra 11.30’da kalkan Mavi Marmara’nın Büyükada motoruna bindik ve yolculuğa başladık.

Motor ufak ve oldukça kalabalıktı. Şehrin kalabalığından kurtulmak isteyen İstanbullular adaya akın ediyordu belli ki. Yarım saatlik bir yolculuktan sonra adaya vardık ve bizi adada bekleyen diğer arkadaşlarımızla buluştuk.

 

Büyükada iskelesinin hemen önünden yukarı çıkan yoldan Büyükada merkezine yürüdük, zaten yanyana 3-4 dükkanın sıralandığı küçük bir caddeydi. Meydanda yine ufak bir saat kulesi ve etrafında bir sürü restoran… Adaya gelirken ne yapmak istediğinizi ve nelerden zevk alabileceğinizi önceden kestirmelisiniz. Örneğin ada ile bütünleşmiş fayton turu bir çoğumuzun hoşuna giderken benim pek de haz etmediğim bir şey ya da bisiklet turu, bisiklet bilmeyi tam bilmeyenler için tehlikeli olabilir. Grup ile geliyorsanız bunlara da dikkat etmeniz gerekir.

  

Yürüyerek adanın birkaç caddesini turladıktan sonra sahildeki minik sevimli kafelerden birine oturduk, güneş fazlasıyla bunaltmaya başlamıştı. Nereye nasıl gideceğiz diye düşündük ve yürüyerek Aya Yorgi’ye gitmeye karar verdik. Günümüzde bir çoğumuzda artık akıllı telefonlar var ve bu telefonların maps uygulamaları sayesinde nereye nasıl gideriz sorularına kolayca cevap bulabiliyoruz.

Büyükada sahilden Aya Yorgi’ye 2.2 km mesafe vardı. Aya Yorgi adanın en yukarısında bulunan eski bir kilise. Efsaneye göre Aya Yorgi Kilisesi, Prens Adaları’nın en büyüğü olan Büyükada’nın en yüksek tepesi Yüce Tepe’de 6. yüzyılda, Bizans döneminde yapılmış. O dönemde Yorgi’nin (Aziz Yoryeus) adını alan kilise, 4. Haçlı Seferi sırasında yağma edilerek yakılıp, yıkılmış. Bu olay sırasında kilise rahipleri, Haçlıların eline geçmemesi için Aya Yorgi ikonasıyla adak çıngıraklarını toprağa gömmüşler; yağmurdan korumak için ise kutsal masayı üzerine kapatmışlar. Böylece adanın tepesindeki efsane başlamış. Bu olaydan altı yüzyıl sonra Aziz Yoryeus, adada yaşayan bir çobanın rüyasına girmiş. Aziz Yoryeus’u üç gece üst üste rüyasında gören çoban, adanın tepesine, Aya Yorgi Kilisesi’ne doğru yürümüş. Çobana, bastığı bir yerde zil sesi duyacağını ve burayı kazdığında kutsal ikonaları bulacağını söyleyen Yoryeus haklı çıkmış ve genç çoban, zil sesini duyması üzerine toprağın içinden altı yüzyıl sonra kutsal ikonaları ve adak çıngıraklarını çıkarmış.

  

Adanın o eski sokaklarını bir bir geçerken insan huzur dolduğunu hissediyor, eski konaklar günümüze kadar gelebilmiş olması mutluluk verici aslında. Bugün restorasyon çalışmaları ile bir çok konak ve yapı için halihazırda devam etmekte. Sokakları begonvil çiçekleri ile süslü eski taş evler, eski ahşap evleri görülmeye değer. Sıkıntı olarak gördüğüm tek şey, adada gereğinden fazla fayton var. Bunlar hem gürültü kirliliğine hem de kötü kokuya neden oluyor. Sokaklarda yürümek faytonlardan dolayı neredeyse imkansız hale gelmiş.

Haritanın da yardımı ile Aya Yorgi yoluna geldik. Aya Yorgi’nin dik patikasını tırmanmadan önce  yolun başındaki kır gazinosuna uğrayıp soluklanabilirsiniz. Tahta iskemlelerden birine oturup, karşıdaki adaları seyre dalabilir, serin bir şeyler içebilirsiniz. (Fiyatlar uygun, garsonları biraz çılgın:) )

   

Kilisede dilek için yine burada dilek kurdeleleri satılmakta, para için ayrı, dersler için ayrı, evlilik için ayrı dilek kurdelesi mevcut :) Fiyatı da üstelik 1 TL…

Patika fazlasıyla dik, yaklaşık 300 metre tırmanıyorsunuz. Aya Yorgi Kilisesi’ne çıkan yol, çalılara bağlanmış ipler, üst üste konmuş taşlar ve tırmanırken yolda açılmış makara makara iplerle doludur. Yaygın inanışa göre bu yolu hiç konuşmadan çıkan ve yoldaki çalılara ip bağlayan kişinin dileği gerçekleşir ve işleri çözülür, yolu bir makara ipi aça aça çıkan kişinin ise kısmeti açılır.

Her 100 metrede bir  çeşme var ve suyunuzu içip banklara serilip dinlenebilme imkanı buluyorsunuz.  Yukarıdan inenlerin de yukarıya çıkanların da buluştuğu yerler bu çeşme başları oluyor genelde; genci yaşlısı soluklanmak için burada mola veriyor. Herkesin çıkarken zorlandığı bu patikada kendi adıma zorlanmadığımı söylemem gerek. :)

  

Kiliseye 23 Eylül ve 24 Nisan tarihlerinde gelmediğimiz için fazla kalabalık değildi. Bu günlerde  ayin olduğunu ve insanların buraya akın ettiğini öğrendik. Bu kiliseye gelenlerin yarı hacı olarak kabul edildiğini; İzmir Efes’teki Meryem Ana Kilisesi’ne yapılan ziyaret ile de hacı olduklarını ufak bir not olarak belirtmek isterim.

  

Dileğimizi diledikten sonra dönüş yoluna koyulduk. Geldiğimiz yoldan aşağı yine yürüyerek indik. Yol üzerinde Yörükali Koyu’nda mangal yapabileceğimiz bir mesire alanı ve tesis vardı. Mangal yakmayla falan uğraşmak istemeyenler için 80 TL’ye 1 kg et, mangal, salata ve içecek  hazırlayıp veriyorlar. Açıkçası bizim de işimize geldi. O kadar yol yürüdükten sonra bir de mangal yakmaya halimiz yoktu. :) ( Not: Yörükali mesire alanına giriş ücretlidir. Kişi başı 3.75 TL )

Gezdik,tozduk ve sonunda da doyduk. Artık vapura atlayıp evimize dönebilirdik. Dönüşte de Mavi Marmara’nın motorlarını tercih ettik. ( Not: Ulaşım konusunda İstanbullular için aylık akbil geçerli değil. 3 TL ödüyorsunuz. Eğer akbiliniz yok ise ödemeniz gereken meblağ 5 TL oluyor. )

Ada gezimiz sırasınca yürümeyi tercih ettik. Bisiklet kiralamak isteyenler tüm gün için 15 TL ödeyerek kiralayabilirler ayrıca elektrikli bisikletler de mevcut ve bunlar da 25 TL’ye kiralanabilir. Fayton ile gezmek isterseniz maksimum 4 kişi binebiliyorsunuz ve ücreti ( Araba Meydanı’ndan Aya Yorgi’ye kadar) 40 TL.

Nasıl Gidilir? Kabataş’tan, Kadıköy’den ve Bostancı’dan Şehir Hatları veya motorlarla ulaşmak mümkün
Nereler Gezilir? Yaz aylarında yüzmeye Yörükali Plajı’na gelinebilir, Aya Yorgi’ye gidilebilir.

Ne Yenir? Adaya gelmişsiniz balık diyebilirsiniz ya da mangal yapabilirsiniz
Nerede Kalınır? Akılda kalan Splendid Palas, Princess Hotel, Saydam Planet Otel
Aklınızda Bulunsun ; Aya Yorgiye çıkacaksanız yanınınzda bir rulo ip bulundurun. Sırt çantanız olsun ve içinde suyunuz. Ve tabiî ki bir tane fotoğraf makinesi

 

 

Caner Ulupınar

 

 

 

Sabah kahvesi gibi hisseden biri yalnızca....

Leave a Comment

error: Upps Yanlış Yerdesiniz...