Yazar: İrem Akçakara

#Belgrad

Gezi Notları Yurtdışı Gezileri

#Belgrad

Beograd yani bizim bildiğimiz Sırbistan ülkesinin başkenti Belgrad…

Avrupa’ya gidenler bilir neredeyse her görülen nehir Tuna Nehri’dir. Belgrad’ta ise Tuna ile Sava’nın birbirine kavuşmasını görebilirsiniz. Bizim Belgrad’a gidişimizin altında da gizli gizli bu romantizm vardı. Kesinlikle haftasonu kaçamakları için sık sık gidilebilinecek bir yer. Şehri baya sevdik. Kendince bir harmonisi, albenisi var ve diğer Avrupa şehirlerinden ayrılan bariz bir dokusu… Aşağıda detaylıca olumlu veya olumsuz yönlerinden bahsettim. İyi okumalar.

IMG_4267

Belgrad, Osmanlı’ların Avrupa’ya giriş kapısı olduğu için zamanında savaşlardan ötürü çok yıpranmış ve bu yıpranmış görüntü günümüze kadar ulaşmış. Şehre girdiğinizde çok bir tarihi yapı gözünüze çarpmayacaktır. Köprüleri bile yeni, Prag’daki Charles Bridge (Karl Köprüsü) vb. bir şey görmeyi beklemeyiniz. Dediğim gibi tarihte çok savaş gördüğü için yıkılıp duran, hırpalanan bir şehirden beklentiniz büyük olmasın. Kalemegdan Kalesi’ne çıktığınızda da çok aman aman abartılı bir kale beklemeyin. Kendince mütevazi yaralarını sarmaya çalışan bir şehir gibi hissettim.

Şehrin dışından merkezine indikçe çevremize detaylıca bakındık, acaba bu insanların geçim kaynağı tam olarak nedir diye? Sanayileşme göremedik. Finans alanında uluslararası bankaları ve bir iki büyük teknoloji firması görebildik. Akşam ise eğlence sektörünün genişliği ve kendince sektör oluşturmasıyla da turizm de büyük gelir kaynaklarındanmış diye düşündük.

Para birimi bizim kullandığımız para birimine göre değersiz olduğu için 100 euroyu bozdurduğunuzda elinize bir sürü kağıt para geçecektir. Kendinizi zengin hissedip rahatça şımarabileceksiniz. Yemekleri ve içkileri hem enfes ve kaliteli hem de gerçekten çok uygun! Gittiğimiz restaurantların hepsi güzel restaurantlardı. Öncesinde kaldığımız otelin resepsiyonundan rica edip rezervasyonlarımızı yaptırdık.

İnsanlarının çok sevimli olduğu söylenemez. Kaba Fransızlar denildiğinde ölü bir Fransız’ın kemikleri sızlar! Garsonları çokta ilgili değil, taksici amcalar alabildiğine kaba ve İngilizce bilgileri varla yok arasında. Türkçe konuşmaya çalışın daha iyi anlaşırsınız (ort. 5000 Türkçe kelime Sırpça’ya dahil olmuş!).

Ulaşım konusunda detaylıca bilgi veremeyeceğim, taksiler gerçekten ucuzdu ve kalabalık bir ekip olduğumuz için her yere taksiyle gittik bazen de yürüyerek. Havalimanından şehir merkezine otobüs mevcuttur. Havalimanından çıkarken taksiciler birliği gibi bir yerde gideceğiniz yere göre taksiciyi ayarlayan ve size fişi veren bir danışma göreceksiniz. Oradan detaylı bilgiyi alabilirsiniz.

Şehir merkezi küçük ve yürüyerek şehri keşfedebilirsiniz. Bir yuvarlak olarak düşünün en sonunda yine başladığınız yere geri dönebileceksiniz.

İlk gün uçaktan inip otIMG_4281ele yerleştikten sonra gidip bir soluklanmak, bir şeyler içmek, doya doya turistliğimizi yaşamak ve fotoğraf çekmek istediğimiz için Skadarska diye vintage caddesine gittik.

Kneza Mihaila Caddesi  üstünde bir sürü kafeler ve ilginç sanat galeri mevcuttur. Bu caddede bulunan değişik el işlerinin olduğu stantlardan kendinize ufak hediyelikler alabilirsiniz. Benim favori satıcım ise Kneza Mihaila Caddesi’nden Kalemegdan Kalesi’ne giden yolda solda kalan antika broş satan amca oldu. Yere çöküp yarım saat kendime uygun bir broş seçmeye çalıştım. Uydu motifli bir sürü broşu vardı. Hemen Rusya’ya ait  Kosmos Uydu’larının birini buldum. Kosmik evrende yaşıyoruz, kosmonun yeri ve araştırmaları bende zaten hep farklı olmuştur.

Yine Kneza Mihaila Caddesi’nde tadına doyamayacağınız Ice Box adında bir dondurmacı var. Muhakkak uğrayınız.

IMG_4287Akşam yemeği için nehir kenarında bulunan birbirinden değişik dekorasyonlara sahip restaurantlardan biri olan Ambar Restaurant’ta yemeğimizi yedik. Bir kutlama organizasyonuna katılmak için geldiğimiz Belgrad şehrinde restaurantlara daha önceden rezervasyon yaptırmıştık. Geleneksel yemekler değişik bir şekilde sunuluyor, porsiyonları küçüktü, öneri olarak çoğu yemek güzel ve lezzetliydi. Tüm menüyü tadabilme imkanı yakaladık. Kokteylilerinden de muhakkak tatmanızı öneririm.

Diğer akşam ise Zemun bölgesinde bulunan Supermarket Talas’ta bir rezervasyonumuz vardı.  Hava güzelse dışarıda oturabilirsiniz. Etleri çok lezzetliydi, porsiyonu ise baya büyüktü. İki kişi rahatça paylaşabilir. Ev yapımı şaraplarını da denemelisiniz. İçinde mini bir alışveriş yapacağınız markette bulunmaktadır.

Belgrad’ın denizi dedikleri plaj mantığıyla işletmelerin olduğu Ada Ciganlija’yı da ziyaret edebildik. Suya girme yanlısıydım ama suyun rengi çokta iç açıcı olmadığı için bolca soğuk suda duş alıp bir şeyler içip gönlümüzce dinlendik.

Ve gelelim asıl mevzuya:) Dımtıss dımtısss Gece Hayatı! Oooo laaa laaa tadında ve belki daha da ötesi… Sizde bizim gibi eğlenceye düşkünseniz burası tam sizlik. Avrupa’nın en eğlencesi bol şehri! Havuzlu partilerden tutun da underground mekanlarına oradan nehir kenarındaki canlı müziğe hemen yanında Club’e derken bir gece de çok çeşit görebilirsiniz! Uyarı gideceğiniz Club’lerin veya eğlence yerlerinin girişinde muhakkak rezervasyon soruluyor, rezervasyonsuz da girilebilir ama tüm yerlerin içi hınca hınç insan dolu. Loca veya stantların fiyatları Türkiye’ye göre zaten ucuz olduğu için rahatça eğlenmek istiyorsanız muhakkak rezervasyon yaptırmalısınız.
Daha aklımda ve sonradan öğrendiğim bir sürü yer var.  IMG_4416

Örneğin; Freestyler Belgrade Night Club’de güzel bir loca için rezervasyon muhakkak yaptırın! Hot Mess R&B gecesine katıldık, havuzlu bir Club olması vs. enteresandı ama bizi pek açmadı. Port by Community ise gerçekten eğlenceliydi, canlı Sırpça şarkılar söyleyen bir gurp eşliğinde çoştuk durduk.  Shootiranje’de ise birbirinden lezzetli ve adını bile bilmediğim shotlar içtik. Shlep adlı nehir kenarında sabah 05:00’a kadar süren Spotify’ımda favori listemdeki neredeyse tüm şarkıları çalan mekan ise kalbimde başka bir yerde… Oraya tekrar tekrar gidilir. İçinde langırt, salıncak, banklar ve çılgın DJ’yi barındıran, nezih efsane bir bar! Giriş için cüzü bir ücreti var ama çıkın çıkın gidin yerlerinden! Sizi mekandan kovasıya kadar oradan çıkmayın, güneşin doğuşunu izleyip “GÜNAYDIN BELGRAD!” deyin…

2 gece 3 gün kaldık. Gezme, yeme, içme için ort. 100-150 euro harcadık. Otelimiz için ise extra kişi başı 50 euro ödedik. Siz daha uygun konaklama bulabilirsiniz, şehre önyargılı yaklaştığımız için otel bari bilinen bir yer olsun dedik. Otelimizin ismi Hotel Srbija Garni idi. Şimdiden Belgrad seyahati planlayanlara iyi eğlenceler:)

Kahvaltı & Atıştırmalık

Akşam Yemeği

Bar & Club

İrem Akçakara

Merhaba #İstanbul’un Caz Hali

Etkinlik Haberleri Konser

Merhaba #İstanbul’un Caz Hali

Duymayanlara duyurulur: “BİLETLER SATIŞA ÇIKTI!”imany-1

Gözümü 21 Ekim 2016’da Volkswagen Arena İstanbul’da sahne alacak olan Imany konserine diktim, hedefe kitlendim o konsere muhakkak gidilmeli… Don’t Be So Shy ve “The Good, the Bad and the Crazy” remixli şarkılarını ve “You Will Never Know” şarkısını bolca bu yaz dinliyorum. Imany’nin sesindeki güç ve romantik havası gerçekten etkileyici. Ve başka bir sürü değerli sanatçılar da etkili sahne performanslarıyla “Şehrin Caz Hali” ne katkılarını sağlayacaklar, benden söylemesi:) Kulaklarımızın pası gitsin, yere bir kez daha güçlü basabilelim ve hayatı çekingen olmadan yaşayabilelim diye aşağıdaki şarkı size gelsin.

İrem Akçakara

26. Akbank Caz Festivali, 12-23 Ekim tarihleri arasında cazın yıldız isimlerini ağırlıyor.

Türkiye’nin en uzun soluklu festivallerinden biri olan Akbank Caz Festivali, bu yıl 26. yaşını kutlayacak.

Geçmişten günümüze Cecil Taylor, Archie Shepp, McCoy Tyner, Pharoah Sanders, Jimmy Smith, Enrico Rava, John Scofield & Joe Lovano, Manu Katché, David Sanborn gibi caz dünyasının saygın isimlerini Türk izleyicisi ile buluşturan Festival, 26. yılında da birbirinden özel performanslara ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 26. Akbank Caz Festivali’nin bu seneki yıldız isimleri arasında Ron Carter “Golden Striker Trio” ve Imany yer alıyor.

İlk yılından itibaren organizasyonu ve içerik programlaması Pozitif işbirliği ile gerçekleştirilen  26. Akbank Caz Festivali, 20 Ekim Perşembe günü Zorlu Performans Sanatları Merkezi, Drama Sahnesi’nde Ron Carter “Golden Striker Trio’yu ağırlayacak. Caz dünyasının efsane müzisyenleri arasında gösterilen ve 2500’e yakın albümde yer alarak cazın en üretken müzisyenlerinden biri olan, iki Grammy Ödülü sahibi Carter, uzun süredir beraber çalıştığı grubu Ron Carter “Golden Striker Trio’yla festivali onurlandıracak.

26. Akbank Caz Festivali’nin bir diğer konuğu ise günümüz soul müziğine zenginlik katan Imany. İdolleri Billie Holiday, Nina Simone ve Tracy Chapman gibi caz, soul ve folk müzikten beslenen Imany, 21 Ekim Cuma akşamı Volkswagen Arena’da gerçekleşecek konserde caz tutkunlarıyla buluşacak.

*Axess ve Wings kart sahiplerine %10 indirim uygulanmaktadır. (Öğrenci biletlerinde Axess ve Wings indirimi geçerli değildir.)”

Kaynak: BİLETİX

Mekan: Lacivert Restaurant

Mekan

Mekan: Lacivert Restaurant

istanbulplaces_lacivert_restaurant_beykoz - KopyaAnadolu yakasının en güzel yerlerinden biri,

Fatih Sultan Mehmet köprüsünün altından Boğaziçi köprüsüne uzanan dalgalar,

Sizinle beraber günün her anına eşlik edebilecek bir yer.

Size kusursuz görseliği romantik detaylarla sunuyor…

Ve unutulması zor lezzetlerle.

Kısacası “Lacivert Restaurant”

Mis gibi deniz kokusu, dalgaların sesi ve şık dekorasyonu ile yoğun trafikten ve İstanbul’un kalabalığından kaçıp kendinizi şımartmak için birebir…

Denize sıfır konumunun tadını doyasıya çıkarmak için yaz aylarında kesinlikle gidilmesi gereken restaurantlar arasında bulunmaktadır. Kışınsa iç mekanındaki sıcak atmosferiyle boğaz manzarasına kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. Continue reading “Mekan: Lacivert Restaurant” »

#İstanbul: En tepeden merhaba!

Gezi Notları Mekan Türkiye Gezileri

#İstanbul: En tepeden merhaba!

Çoğu kişinin bildiği gibi rotamız: 4. Levent ve Sapphire Seyir Teras!

Kesinlikle herkese gitmesini öneriyorum. Akşam üzeri gitmenizi tavsiye ederim. Böylece güzel fotoğlar çekebilirsiniz:) Tabi akşam, hava karardıktan sonra gidildiğinde de ışıkların büyülü atmosferini izleyebilirsiniz.

236 metre yükseklikteki Türkiye’nin ilk ve tek seyir terası” & 360 derece İstanbul…

Vaat ettiklerini karşılayan bir yükseklik, en duygusu için birebir:)

Helikopter simülasyonunu çok beğenmedim, ama Vista Cafe’sinde güzel bir tatlı yiyip çay veya kahve içmenizi öneririm.

 

Açılış Saati: 10:00 – 22:00

Web Sitesi (Online Bilet Alımı Mümkün): http://www.istanbulsapphire.com/index_seyir.html

 

İrem Akçakara

#Bumerang Deneyim Günleri: Çırağan Sarayı Kempinski’de “Tuğra Trüf” Yapımı Etkinliği

Alternatif Etkinlik Haberleri Mekan

#Bumerang Deneyim Günleri: Çırağan Sarayı Kempinski’de “Tuğra Trüf” Yapımı Etkinliği

Herkese Merhaba,

2013’ün son gününü geçen hafta Beklebizi.com ekibi adına katıldığım etkinlik yazısı ile sonlandırıyorum:) 2014 diğer yaşadığımız tüm yıllardan daha enerji dolu ve iyisi olsun!

İlk öncelikle Bumerang ekibinden Ahmet Erten ile Hilal Meriç‘e kocaman teşekkürlerimi iletiyorum. Etkinlik ve yemek kısacası tüm organizasyon oldukça çok başarılıydı. Tabi bu organizasyonu taçlandıran Çırağan Sarayı Kempinski İstanbula ve Charlie’s Angels dediğim üç güzel kadına, Cansu Baş, Çiler İlhan, Lara Otru, teşekkür ederim!

IMG_9908_Fotor

 

 

Kesinlikle şunu net söyleyebilirim ki herkes çok samimi, ilgili ve mütevaziydi. CPKempinski gerçekten işinde uzman ve eğitimli personellerle çalışıyor. Oradan memnunsuz ayrılmak imkansız:) Gazebo Lounge‘ta denilen saatte tüm bloggerlar ve Bumerang ekibi ile buluşuldu. Oldukça hoş ve geleneksel bir sunumla gelen #gününkahvesi içildi.

Picture 001_Fotor

 

 

IMG_9870_Fotor

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Daha sonra Çiler Hanım’ın anlatımıyla ufak bir ‘Çırağan Sarayı Turu‘ gerçekleştirdik. Gerçekten herkesin görmesi gereken bir yer. (Umarım bir gün yemek yemek veya herhangi bir organizasyon için yolunuz düşer.)

 

Çırağan Palace Kempinski Istanbul Pastane Şefi ve Çikolata Üstadı William McCarrrick ile baklava atölyesinde ‘Tuğra Retaurant & Lounge’ın tüm tadımlardan tam not alan yeni imza çikolatası ‘Tuğra Trüf’ yapımı Worskshop’una sıra geldi. Bizler heyecanla William McCarrick ile tanışmayı beklerken meğer o bizden daha heyecanlı çıktı, kapıda hoş bir karşılamayla birlikte yetenekli ekibiyle hemen işe koyulmaya başladı.

1505564_734148066604326_624971259_n

Şapkalar, eldivenler takılsın ve önlükler bağlansın:) Sıra geldi en güzel şeye ‘Çikolata’…

Kesinlikle mutluluk… Kokusu bile tadını almaya yetiyor. Şefimiz William çok espirili, öğretmeye açık, yardımcı, neşeli ve sıcakkanlı biriydi. Ekibi de, İsmail, Zeynep, Ayşe ve Feride, çok yetenekli ve yardımseverlerdi. Onlar sayesinde çok güzel ‘Tuğra Trüf’ yapmasını öğrendik.

 

 

 

 

1475886_623686411024214_899240154_n_Fotor

 

‘Tuğra Trüf’; CPKempinski’nin içinde bulunan ‘Tuğra Restaurant & Lounge’ için yapılmış özel bir trüf tarifidir ve ağızda hoş  ve gizemli bir tat bırakıyor. Özel ‘Tuğra Trüf’ün reçetesini William McCarrick bizlerle paylaşmayı ihmal etmedi, aşağıda bende sizin için yazdım:) Şimdiden deneyenlere afiyet olsun diyorum.

Workshop aşırı güzel geçti. Eee tabi işin içinde çikolata olunca aksi düşünülemezdi. Cansu Hanım, Çiler Hanım ve Lara Hanım güzel anlarımızı fotoğraflamak için tüm engelleri aştılar:)

Workshop’un sonunda William McCarrick tarafından sertifikalarımızı aldık ve beraber çok hoş fotoğraflar çektirip William McCarrick ve ekibiyle vedalaştık.

 

 

WMalzemeler (10 Trüf için):

  • 400 gram bitter çikolata
  • 50 gram yoğun krema
  • Bir tutam, tarçın, kakule, toz zencefil ve toz karanfil
  • 2 adet kuru kayısı

Tarif:

  1. 200 gram bitter çikolata eritilir.
  2. 50 gram yoğun krema içerisine dökülür.
  3. İyi bir şekilde karıştığından emin olana kadar karıştırmaya devam edilir.
  4. Ardından bir tutam tarçın, kakule, toz zencefil ve karanfil eklenir.
  5. Karışım soğuması için dolapta 3 saat bekletilir.
  6. Küçük çay kaşığı yardımı ile avuç içerisine küçük lokmalık toplar alınır ve rulo yapılır.
  7. iki adet kuru kayısı küp halinde doğranır ve her bir top içerisine yerleştirilir.
  8. Çikolata topları sertleşinceye kadar dolapta 2 saat daha bekletilir.
  9. İlave olarak 200 gr bitter çikolata daha eritilir.
  10. Eritilmiş çikolataya her bir çikolata topu teker teker batırılır.
  11. Çikolataya batırma işlemi bir kez daha yapılır.
  12. Daha sonra trüfler içi tarçın dolu derin kaseye hızlıca bırakılır.
  13. İstediğiniz miktarda çikolatayı zevkinize göre servis edebilirsiniz!

 

İrem AKÇAKARA

 

2014’e girerken…”Sınıf Kilometre Yeni Yıl İçin Yeme-İçme Önerileri”

Mekan

2014’e girerken…”Sınıf Kilometre Yeni Yıl İçin Yeme-İçme Önerileri”

2014

Merhabalar,

Bumerang düzenlediği “Deneyim Günleri” etkinliği için sizlere çok güzel “Sınıf Kilometre Yeni Yıl İçin Yeme-İçme Önerileri” örnekleri hazırlamaya karar verdim. Zevkle okumanız dileğiyle.

Yeni yıl günü için özel bir yemeyi tercih edebiliriz. Adı üstünde yeni bir yıl! Hep beraber “Merhaba 2014!” diyeceğiz…

Türk mutfağının çok güzel sıcak&soğuk atıştırmalıklara sahiptir. Hatta bu lezzetli başlangıçlardan masayı öyle bir donatırız ki ana yemeğe yer bile kalmaz.

1) Lezziz Sıcak&Soğuk Atıştırmalık ve Başlangıç Önerileri:

  • Zeytinyağlı enginar, yaprak Sarması, patlıcan ve biber dolması bol limon eşliğinde.
  • Mercimek köftesi,
  • Közlenmiş patlıcan,
  • Paçanga böreği,
  • Barbunya pilaki,
  • Sevdiğiniz peynir çeşitleri,

2) Çorba Önerileri:

  • Güzel bir başlangıç ve atıştırmalık seçimlerinden sonra çorbanızı hafif tutmanız gerekebilir. Bunun için önerim “Süzme Mercimek Çorbası”.

3) Salata Önerileri:yılbaşı ağacı

  • Mevsim salatası ile yediğiniz yemeği tadlandırabilirsiniz.

4) Ana Yemek:

Evetttt yeni yılın çoşkusunu şimdiden duymaya başladığımız anlarda, yeni yıla özel ilk ana yemek seçeneğimiz:

  • Yeni yıl için özelce hazırlanmış “Kekikle Özel Tatlandırılmış Füme Hindi” olabilir. İçi güzelce doldurulmuş ve pişme süresine dikkat edilmiş bir hindi etini düşündükçe insanın iştahı kabarıyor:)
  • Eğer hindi etini sevmiyorsanız; seçiminizi külbastıdan, kuzu tandırdan veya taze bir levrekten yana kullanabilirsiniz.
  • Vejeteryan seçeneği için de sebzeli köfte veya güveç güzel bir seçim olabilir.

5) Tatlı Önerisi:

Tatlı deyince neden yüzümüzde şımarık bir gülümseme alıyorsa:) Tatlı ile yediğimiz yemeği güzelce taçlandırmış olacağız.

  • Önerilere gelince; Baklava çeşitlerini veya yeni yıl menüsüne özel hazırlanmış bir tatlıyı tercih edebilirsiniz. Hangi tatlıyı yicekseniz yanına bir topta vanilyalı dondurma koydurun ki keyfiniz iyice artsın.

6) İçecek veya İçki Önerileri İçin:

  • Tabi ki de SU!:) (Tabi sizde benim gibi sudan başka bir şey içemiyorsanız.)
  • Yukarıdaki önerilerime en güzel eşlik edeceğini düşündüğüm içkiler ise “Rakı & Şarap”!

Not: İçki içmeyi tercih edecekler lütfen araba kullanmasın.

Hepinize şimdiden iyi yıllar. Hepinize Afiyet Olsun!

İrem AKÇAKARA 

PERA MÜZESİ: Sophia Vari, Heykeller ve Resimler; Kesişen Dünyalar, Elçiler ve Ressamlar

Etkinlik Haberleri Sergi ve Gösteri

PERA MÜZESİ: Sophia Vari, Heykeller ve Resimler; Kesişen Dünyalar, Elçiler ve Ressamlar

Pera Müzesi’ne gitmeyeli epey bir oldu. Değişik bir etkinlik ararken sizler için süreli etkinliklerden “Sophia Vari, Heykeller ve Resimler”i (09 Ekim 2013 – 19 Ocak 2014) ve koleksiyon sergilerinden “Kesişen Dünyalar, Elçiler ve Ressamlar”ı seçtim.

Eğer benim gibi heykel sergisine gitmeyeli uzun zaman olduysa “Sophia Vari, Heykeller ve Resimler”i ilginizi çekebilir. “Kesişen Dünyalar, Elçiler ve Ressamlar”ı ise Osmanlı döneminini, elçilerini, Osman Hamdi Bey’in yaşamı ve sanatını inceleyebileceğiniz bir sergidir.

Detaylar:

“Sophia Vari, Heykeller ve Resimler” (09 Ekim 2013 – 19 Ocak 2014)

"Sophia Vari, Heykeller ve Resimler"i (09 Ekim 2013 - 19 Ocak 2014)Sophia Vari Akdeniz’den ilham alan renkleri ve kendine özgü anıtsal formlarıyla Türk sanatseverlerle ilk kez 9 Ekim 2013 – 19 Ocak 2014 tarihleri arasında Pera Müzesi’nde buluşuyor.

Sophia Vari, Bir Yunanlı olarak doğmuş fakat bir dünya vatandaşı olarak yetişmiş. Yola bir ressam olarak çıktıktan sonra kendisini özgürleştirecek bir ifade aracının peşine düşmesi onu, içinde duyduğu ihtiyacı güçlü bir iradeyle karşılamak üzere heykelle buluşturmuş. Geometriyi, hacmi ve şekilleri alıp onları boşlukta insansılaştırma amacıyla yola çıkan sanatçı, ağır mermer ve bronzdan anıtsal heykellerinden kıymetli madenlere uzanan bir malzeme çeşitliliği içinde çalışıyor. Sergi salonlarına olduğu kadar dünyanın dört bir yanında meydanlara da konuk olan Vari, tuvallerinde ise kolaj ve boyamaları ile yine hacim, katman ve yüzeyler arası ilişkiler üzerinde arayışlarını sürdürüyor.

Marisa Oropesa ve Maria Toral küratörlüğünde hazırlanan sergi Vari’nin heykel ve resimlerini bir araya getirirken sanatçının sanatındaki zamansızlığa vurgu yapıyor. Belirli bir zaman dilimi ya da mekâna sığdırılması güç eserler fiziksel, mantıksal olanla duyusal olanı, düzle hacimliyi bir araya getiriyor.1

“Kesişen Dünyalar, Elçiler ve Ressamlar”

…Elçiler ve ressamlar, resimlerin sessiz ama bir o kadar da zengin ve renkli diliyle bizlerle konuşmaya; raporlarını, mektuplarını sunmaya, kendi çağlarını, dünya görüşlerini, gezip gördüklerini, katıldıkları törenleri anlatmaya devam ediyorlar. Onların bu olağanüstü öykülerini dinlerken kaybolmuş bir çağın güzellikleri kadar görkemine de kapılmamak elde değil…kesişen dünyalar 3 kesişen dünyalar 1

Osman Hamdi Bey

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Koleksiyonundan yapıtlarıyla Osman Hamdi Bey’in yaşamı ve sanatı Tanzimat Dönemi’nin yetiştirdiği bir Osmanlı aydını… Resim, arkeoloji, müzecilik, sanat eğitimi gibi kültür-sanat yaşamının farklı alanlarında, bir ömre ancak sığdırılabilecek zenginlikte ve çeşitlilikte katkılar yapmış bir kişilik…

Osman Hamdi Bey’in ardında bıraktığı miras, ölümünden 100 yıl sonra bile şu ya da bu biçimde sanatçıların, bilim insanlarının eserlerinde, kurumlarda, müzeciliğimizde yaşamaya devam ediyor. O her zaman gündemin ön sıralarına oturmayı, dikkati çekmeyi, sesini duyurmayı, hararetli tartışmaların konusu olmayı başarıyor. Pera Müzesi’nin Sevgi ve Erdoğan Gönül Galerisi’nde Osman Hamdi Bey’e ayrılan özel bir bölüm, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Koleksiyonu’nda yer alan yapıtlarıyla, Onun tutkunu olduğu resim sanatıyla ilişkisinin farklı yönlerini sergileyen örnekler sunarken bu çok yönlü kişiliği bir kez daha selamlıyor.2kesişen dünyalar 2

Ulaşım ve İletişim için: http://www.peramuzesi.org.tr/Icerik/bize-ulasin/17
Not: “Genç Çarşamba (öğrenciler) günü” girişler ücretsiz, diğer günler indirimli 5 TL, tam 10 TL.(Müze Pazartesi günleri kapalıdır.)

 

İrem AKÇAKARA

http://www.peramuzesi.org.tr/Yayin/Sophia-Vari/138/2

http://www.peramuzesi.org.tr/Sergi/Kesisen-Dunyalar/77?back=http%253a%252f%252fwww.peramuzesi.org.tr%252fAjanda

Mekan: Kilisli Fikoooo !

Mekan

Mekan: Kilisli Fikoooo !

Hey Millet Bilenler Bilmeyenlere Bi Duyursun!

Kadıköy’ü bilirim, tamam burnu havadalık yapmayayım normal bir bilgi seviyesindeyim :)

Dış MekanAma geçenlerde erkek arkadaşımın götürdüğü Kilisli Fiko’ya hiç bir zaman yolum düşmezdi. Çünkü hem çok bilindik bir yerde (ama göremeyeceğim bir şekilde konumlanmış) hem de aşırı salaş bir yer. Bu kadar lezzetli olabileceğini hiç tahmin etmezdim. Kısacası Kilisli Fiko ön yargılarınızı alt üst edecek, hızlı ve lezzetli bir atıştırmalık için süper bir mekan. Mekan için denilen ‘Arada kalmış Cennet!’ benzetmesini çok beğendim. Benzetildiği gibi…

Kilisli Fiko’nun menüsü: Yuvalama çorbası, Urfa & Adana & Şiş & Karışık Kebap, Çiğ Köfte ve tatlı ! Gayet nezih bir menü. Kebabı sunuş şekilleri de oldukça farklı. Kesinlikle Kilisli Fiko’da bir şeyler yemenizi tavsiye ederim, kebap sevenler için iyi bir alternatif. Havuç dilim baklavayı da deneyin, onun lezzetiyle şarşıracaksınız.

Kebap

 

Mekanın oldukça enterasan 30 yıllık tarihçesi var, içerisinde bulunan fotoğrafları tek tek incelediğinizde görebilirsiniz. Eskiden adı Kebap Bus imiş. Dolmuş ve otobüs duraklarına yakın olduğu için şöförlerin de iyi bildiği bir yer.

Not: Mekanı ağaçlar biraz kapamış, yolun kenarında ve muhakkak ıslak mendil isteyin:) Islak mendilleri yazın ferahlamamız için soğuk getiriyorlar. Not 2: Vedat Milor mekan hakkında yazısı bulunmaktadır:)

Yol Tarifi: Marmara Üniversitesi Haydarpaşa Kampüsü’nden Kadıköy’e doğru inerken yol iki ye ayrılıyor, Fenerbahçe/ Kızıltoprak tabelasına doğru hemen dönerken solda kalıyor veya köşede Deniz Otel var onun karşısında veya o civarda birine ‘Demirspor Halı Sahası’nı sorun, hemen onun önünde kalıyor.

 

Adres: Şahap Gürler Caddesi No: 1 (Demirspor Kulübü Önü) Kadıköy/ İstanbul
Tel: (0216) 418 91 95 GSM: (0532) 213 49 56
http://www.mekanist.net/istanbul/restoran/kilisli-fiko

İrem AKÇAKARA

#Karaköy: Turistik gezi tadına

Gezi Notları Mekan Türkiye Gezileri

#Karaköy: Turistik gezi tadına

Şöyle bir boğaz havası alayım, dolanayım ve biraz da yemek yiyeyim iyice keyifleneyim diye düşünüyorsanız,  rotamız KARAKÖY!

Üsküdar veya Kadıköy’den kalkan bir vapura atlayıp kolayca Karaköy’e varıyoruz. Yoğun kalabalığı aşıp Rıhtım Caddesi’nden ilerlemeye devam ediyoruz. Azıcık mola verip İstanbul’un eşsiz manzarasını fotoğrafladıktan sonra katlı otoparkın önüne geliyoruz.

Continue reading “#Karaköy: Turistik gezi tadına” »

error: Upps Yanlış Yerdesiniz...