Etiket: amerika

#NewYork: Mega kentten gezi notları

Gezi Notları Yurtdışı Gezileri

#NewYork: Mega kentten gezi notları

New York City, Amerika’ya gitmişken görmeden dönülmemesi gereken bir şehir…Adını sıkça Amerikan filmlerinden duyduğumuz bu popüler şehir, ünlü Times meydanıyla birçok insanın bildiği, ismini sıkça duyarak aşina olduğu, tanıdık bir yer aslında.Work and Travel katılımcısı olarak son bir buçuk hafta gezdiğim New York şehri, daha küçük bir kasabada 2 ay kalıp çalıştıktan sonra bana İstanbul’u hatırlattı. Aynı zamanda arkadaşlarım ve ben New York’ta hiç yabancılık çekmedik. Türk nüfusu oldukça fazla. Times meydanını dolaşırken göz göze gelmemek, selamlaşmamak olası değil. Hatta New York’ta Türk günü bile düzenleniyor. Yöresel yemeklerin, folklorik kıyafetlerin ve Türklerin buluştuğu bu etkinlik özlemimizi bir an olsun dindiriyor. Benim de New York’ta bulunduğum hafta şans eseri denk geldiğim Türk günü özlediğim tatları, özlediğim atmosferi yaşamamı sağladı. Amerika’nın bu gelişmiş ve büyük kentinde Türklere özel bir gün yapılması boydan boya Türk bayraklarını görmek ve Türk yemeklerinden yemek gurur vericiydi. Türk yemekleri Amerika’da da oldukça ilgi görüyor. Amerika’da uzak ve daha az gelişmiş kentlerde göremediğimiz Türk restoranlarına New York’ta sık sık rastlıyorsunuz. Örneğin “Ali Baba” en meşhurlarından biri. Kısacası Mc Donalds, Burger King’ler tek çareniz değil. Annelerimizin yemekleri gibi olmasa da  New York’ta aç kalmazsınız.:) Türkiye’deki fiyatlarla karşılaştırırsak biraz daha pahalı tabiki.

New_York_City

Biraz da New York’un genel yapısından, ulaşımından, caddelerinden bahsedelim. New York’un 5 tane ilçesi var. Bunlar, Queens, Bronx, Brooklyn, Manhattan ve Staten Island. İsminin sıkça anıldığı Central Park, Times Square gibi önemli yerler Manhattan’da bulunuyor. Ulaşım boyutuna gelince gelişmiş metro hattıyla her yere gidebilirsiniz. Ama mutlaka bir metro haritası kullanmanızı öneririm yoksa içinde kaybolabilirsiniz. Bir öneri : Ankara metrosuyla kıyaslamaya kalkışmayınız! :) Harita sayesinde aktarmalara, gideceğiniz cadde numaralarına kolayca ulaşımınızı çabuk bir şekilde halledebilirsiniz. Metro çok temiz görünmese de özellikle akşam saatlerinde korkutucu olmasına rağmen her gün her saat bindiğimiz metroda bir sıkıntı yaşamadık. Konaklama kısmına gelecek olursak, tabiki ana caddelerde oldukça pahalı ancak hostelleri araştırabilir ya da daha ucuz otellerin olduğu bölgelerde kalabilirsiniz. Ben ve arkadaşlarım konaklama konusunda fazla bütçe ayırmadığımız için Jamaica Center’da kaldık. Bu bölgede siyahi olmayan ben ve arkadaşlarımdı ama hiç de abartıldığı kadar tehlikeli bir yer olmadı bizim için ama Harlem’ den (suç oranı oldukça yüksek bir bölge) bahsetmiyoruz tabiki..:)

new-york

NY sokaklarının renkliliğinden de bahsetmeli biraz. Sokak sanatçıları oldukça meşhur… Müzik yapan gençler, resim yapıp satan amcalar hepsi yetenek sizsiniz programından çıkan yarışmacılar gibiler. Birçok insan parasını sokaktan çıkarıyor diyebiliriz. 5 dolar verip fotoğraflar çektirebileceğiniz ilginç kostümlü insanlar sokakları renklendiriyor. Özellikle akşam saatleri canlanan ve güzelleşen bu şehirde gezilecek ve görülecek yerler arasında Times meydanı, Central Park hariç Empire State Building (NY’nin en uzun gökdeleni), Statue of Liberty (Özgürlük Heykeli), Brooklyn Köprüsü bulunuyor. Ayrıca NY bir müze kenti. En ünlü müzelerden olan Museum of Modern Art (MoMA) da en ünlü ressamların yaptıkları tabloları görebilir, Londra merkezli Madame Tussauds Museum müzesinin şubesini gezip, balmumundan yapılmış olan ünlü kişilerin heykel kopyalarını görebilirsiniz. NY’ a gidecek olan veya orda olan gezginlere duyurulur… İyi keşifler..:)

Bir Work and Travel deneyimcisi,

Cansın Emel Çiftçi

#Deadwood: Bir kovboy şehri

Gezi Notları Yurtdışı Gezileri

#Deadwood: Bir kovboy şehri

Kendine has birçok özelliği olan bu şehirle “Work and Travel” programı maceram esnasında tanışmış oldum. İnternette arattığınızda pek bir şey bulamadığınız bu gizemli şehrin oraya gittiğinizde ne kadar renkli bir yer olduğunu görüyorsunuz. Amerika’nın South Dakota (Güney Dakota) bölgesine ait bu küçük şehir yıllar geçse de özgün kültürünü ve değerlerini kaybetmemiş gerçekten.

deadwood2

Yolda yürürken hala kovboy amcaları görebilirsiniz. Amerika yapımı bir Western dizisinden çıkma amcalarımız, bina yapıları ve caddeleriyle sizi bir dizi setine sokuyor sanki. Hatta bu şehre ait çekilmiş bir dizi bile var. 2004 Amerikan yapımı “Deadwood” adlı dizi bu şehrin tarihini ve özelliklerini gözler önüne seriyor. Ayrıca kasaba diyebileceğimiz bu şehirde her yıl düzenlenen eski araba ve motosiklet festivalleri de ilgisi olan insanları bir hayli etkiliyor. Özellikle farklılıkları barındıran bu kasaba festival zamanları Amerika’nın farklı bölgelerinden ve eyaletlerinden gelen insanlarla dolup taşıyor. Motor ve araba tutkunları kendi motorları ve motife edilmiş ilginç arabalarıyla Deadwood sokaklarında vakit geçiriyor. Aynı zamanda Deadwood’da karavan yaşantısı da oldukça popüler. Birçok kişi karavanlarıyla seyahat edip, Deadwood’un bozulmamış doğal tabiatı içerisinde konaklayıp kendilerine ayrılmış özel alanlarda kamplarını yapıyorlar. Gerçekten bu karavan yaşantısını görüp de özenmemek mümkün değil. Tabiatı bozulmamış yeşillikler içerisindeki bu bölgelerde sabahın erken saatlerinde bahçenize ceylanların inmesi, kunduzlarla beraber yaşamanız mümkün. :)

 

deadwoodAynı zamanda kumarıyla ünlü olan Deadwood birçok kumar severi buradaki çeşitli otellere topluyor. Otel fiyatları oldukça uygun ve alt katları kumarhanelerle donatılmış durumda. Bütçeniz uygunsa godoman amcalarla masalarda kapışabilir  ya da makinelerde küçük paralarla da oyun oynayabilirsiniz. :) Deadwood bar ve restoranlarına gelince buralar da aynı şekilde şehrin tarihini ve kültürünü benimsemiş durumda. Country müzik sevenlere burası bire bir. :) Birçok farklılığı ve özgünlüğü içinde barındıran bu kasaba dünyada bozulmamış ve değiştirilmemiş ender yerlerden bir tanesi…

 

Cansın Emel Çiftçi

 

 

error: Upps Yanlış Yerdesiniz...