Etiket: beklebizi

Gezi Notları, Yurtdışı Gezileri

Gezi Notları: #Vatikan

Vatikan için 1 gününüzü ayırmalısınız. Müzelerini gezerken sanat eserlerinin arasında kendimizi kaybedip geçen zamanın farkına varamadık. Özellikle Sistina Şapeli ve Raffaello Odalarına hayran kaldık. Perspektif denilen olayı aşmışlar.
Vatikan’a gideceğiniz gün uzun giyinmenizde fayda var. Kot ve kısa kollu tişört giyip o şekilde gittik. Bazı şortluları ve askılıları geri çevirdiler. Sabah 11 gibi Vatikan’a geldik. Sırayı görünce akşama kadar bekleriz dedik ama hiç düşündüğümüz gibi olmadı hızlıca sıra ilerledi ve Vatikan’ın içini gezmeye başladık. Daha burası fragmanmış, Vatikan Müzelerini gezince anladık.
Vatikan Vatikan – San Pietro Meydanı ve arkada kubbesi görünen yapı San Pietro KilisesiVatikan askerleri Vatikan askerleri
San Pietro’da baktığınız her yerde Vatikan’ın sembolünü görmek mümkün. San Pietro Kilisesi’nin içini birkaç fotoğrafla aktaralım.
san pietro San Pietro Kilisesivatikan sembolü vatikan sembolüpieta Michelangelo’nun Pieta eseri. 1972’deki saldırıdan sonra camla korunuyor. Michelangelo bu eseri 25 yaşında yapmış. Hz.Isa ve Hz.Meryemşans Aziz Peter’in ayağı okşandığında şans getirdiğine inanılıyormezar Aziz Petrus’un mezarının üstünde uzanan tepelik
San Pietro Kilisesi’nin kubbesine çıkıldığını öğrendik. Çıkıp manzarayı görmek istedik. 136,5 m yüksekliğindeki kubbeye 551 basamakla çıkış mevcut. Asansör var fakat bir yere kadar sizi çıkarıyor. Dar ve dönemeçli merdivenlerin yeri geldiğinde kayganlaştığı da oldu.
Asansör+merdiven ücreti 7€ / 320 basamak
Sadece merdiven ücreti 5€ / 551 basamak
San Pietro'nun kubbesine çıkış San Pietro’nun kubbesine çıkışSan Pietro'nun kubbesine çıkış San Pietro’nun Kubbesi – kubbeyi Michelangelo tasarlamış ama onun zamanında tamamlanamamışSan Pietro'nun kubbesine çıkış San Pietro’nun kubbesine çıkış – dar ve kaygan dönemeçli merdivenlerSan Pietro'nun kubbesi San Pietro’nun kubbesinden manzara. San Pietro Meydanı ve ilerleyen yolun sonunda solda Sant Angelo Kalesi ve Tevere Nehri
Vatikan Müzeleri: Giriş kişi başı 16€. Girerken müzeye 40-50 tl verip veremeyeceğimizi düşündük, çıkarken düşündüğümüz şey “iyi ki girmişiz” oldu. Kesinlikle değer. Heykeller müzesi, haritalar galerisi, özellikle Raffaello Odaları ve Sistina Şapeli görülmesi gereken sanat eserleriyle dolu.
Vatikan Müzeleri
Raffaello Odaları: Resimlerin perspektifleri karşısında şaşkına döndük. Gerçekmiş gibi duran kolonlar, sizi içeri çeken tavanlar müthiş eserler çıkarmışlar dedirtti. Raffaello’nun 4 odası var. Öğrencileriyle beraber bu odaların dekorasyonlarına başlamış. Proje 16 yıl sürmüş.
Rafaello Odaları Rafaello Odaları – Tavan detayıRafaello Odaları Filozofların ve bilginlerin tasvir edildiği Atina Okulu – Rafaello OdalarıRafaello Odaları Rafaello Odaları – Duvar freskleriRafaello Odaları Rafaello Odaları – Duvar freskleriRafaello Odaları Rafaello Odaları – Heykelden yapılmış hissini uyandıran resimden kolonlar
Sistina Şapeli: Michelangelo, Papa II.Julius için 1508-1512 yılları arasında tavan fresklerini yapmış. Tavan freskinde Dünyanın yaradılışını, Isa’nın atalarını, peygamberleri, kahinleri çizmiştir. Duvar freskinde ise Son Yargı yer alıyor. Michelangelo bu duvar freskini tamamlayıncaya kadar 7 yıl tek başına çalışmış.
Şapelin içerisi kalabalık ve 2-3 tane güvenlik görevlisi kalabalığın içinde geziyor. Şapelde fotoğraf çekmek yasak. Şapel sessiz ve fotoğraf sesi duyduklarında gelip fotoğrafı siliyorlar, kızıyorlar. Başımıza bir iş gelmeden bu güzelliği gizli saklı fotoğraflayabildik.
Sistina Şapeli Sistina Şapeli Tavan Freskleri – MichelangeloSistina Şapeli Adem’in Yaradılışı, Tanrı elini uzatıyor / Sistina Şapeli Tavan FreskleriSistina Şapeli Ilk Günah – Adem ile Havva’nın yasak meyveyi yemelerini betimliyor
Vatikan Müzesinden çıkarken sarmal merdiven dikkatimizi çekti, bir çoğu gibi bizde fotoğrafladık.
Vatikan Müzeleri sarmal şekilli merdiveni Vatikan Müzeleri sarmal şekilli merdiveni
Vatikan’ı gezmek, sanat eserleri arasında kendimizi kaybetmek çok iyi geldi. Castel Sant Angelo‘ya doğru yürümeye başladık. Kalenin etrafında dinlenip, dolandık, fotoğraf çekildik. Gezmeye girmedik. Vatikan’dan sonra pek enerjimiz kalmadı :) Kale, alttan Vatikan’a bağlanarak Papa için kaçış olanağı sağlıyormuş.
Castel Sant Angelo Castel Sant Angelo
Roma’ya geldiğinizde Vatikan’ı da gezi rotanıza eklemelisiniz. Görülmesi gereken sanat eserleriyle dolu.
Gezentilikle kalın.

#Siyahbeyazanlar : Fotoğraf Yarışması

Meraklısına Fırsat Haberleri

#Siyahbeyazanlar : Fotoğraf Yarışması

GezginFoto ve Fibona Academy işbirliği ile düzenlenen 12. Instagram Yarışması 22 Ekim tarihinde başladı. Yarışma başvuruları 15 Aralık 2016 tarihine kadar Instagram üzerinden devam edecek.

Yarışmaya katılmak için Instagram kullanıcılarının Siyah-Beyaz temalı (doğa, mimari, moda, sokak vb.) fotoğraflarını GezginFoto ve Fibona Academy Instagram hesaplarını takip ederek #siyahbeyazanlar, @fibonaacademy ve @gezginfoto etiketleri ile paylaşmaları yeterli!

Yarışma sonucunda birinci seçilecek fotoğrafın sahibi, yurtiçinde seçeceği bir rotaya gidiş dönüş uçak bileti kazanacak. Ayrıca yarışma sonucunda jürinin beğenisini kazanan 10 fotoğrafın sahibine 3 aylık Uluslararası Sertifikalı Online İngilizce Eğitimi hediye edilecek.

Yarışma şartnamesi ve ödül hakkında bilgi için tıklayın.

Kaynak: gezginfoto.com.tr

#Stuttgart: Başka yer, başka zaman

Gezi Notları Yurtdışı Gezileri

#Stuttgart: Başka yer, başka zaman

Planlanmış bir geziydi. Kısa ve öz. 3 gece 4 gün her şeyden uzak bir o kadar da yakın. Öncelikle belirtmek gerekir. Stuttgart gezilecek görülecek ve aa ne kadar güzel ben yine buraya gelirim denecek bir yer değil. Ama yaşanacak bir yer. Diğer bir çok Avrupa kenti gibi.

21 Mart günü Atatürk havalimanından THY’nin 11:45’te Stuttgart havalimanına giden uçağında yerimi aldım. Otel, gidilecek yerler, yenilecek yemekler, içilecek şeyler her şey belirli bir şekilde yola çıkıldı.

stuttgart14Havalimanına inildiğinde pasaport kontrolünden sonra anakapıdan çıkış yapıyorum ve 50 metre sağa doğru yürüyüp Stuttgart’ta kalacağım süre için toplu taşıma bileti alıyorum. 4 günlük gezim için 1 adet günlük bilet ( einzeltagesticket ) ve 3 günlük bilet ( 3-tage tage netz ) .  İkisine de  toplamda 33 Euro veriyorum ve sınırsız bir şekilde şehirdeki bütün toplu taşıma imkanlarından faydalanıyorum.

Almanya’da gördüğüm 3.  büyük şehir olan Stuttgart diğer kentleri aratmayacak şekilde metro ağına sahip. Havalimanından şehrin merkezinde bulunan Radisson Park’a rahat bir şekilde ulaşıyorum. Tabii S-bahn ve U-bahn aktarlamarından sonra.

Grinin hakimiyeti

Şehre hakim olan ve her yerden yansıyan renktir gri. Göğe başını kaldırdığında binaları görmemek güzel olsa da puslu ve heran yağmur yağacakmış gibi griye çalan bulutların altında vakur, kendi halinde. Taş evleri ve yemyeşil parklarıyla sessiz sakin.

Bisikletli insanlar, yürürken görebileceğiniz, parkların ve yolların sahipleri. Taş evlerin aralarında, göletlerin kenarlarında, yeşil ile girinin birleştiği bu sessiz şehirde tek kıpırtı.

Gezilecek Yerler

stuttgart15Gitmeden önce sorup araştırdığım yerlerin başında Königstraße geliyor. Üç dört kilometre uzunluğunda sağlı sollu dükkanların bulunduğu, alışveriş yapabileceğin, yemek yiyebileceğin, kahveni içebileceğin bir cadde kısaca. İstanbulda Bağdat Caddesi’ni andırıyor. Belki bir nebze daha düzenlisi. Rotebühlplatz’dan başlıyor cadde ve Schlossplatz’a oradan da Hauptbahnhof’a uzanıyor. Hayatın aktığı ve Stuttgarta dair her şeyi bulabileceğiniz yer kısaca.

Schlossplatz, şehrin ortasında bir meydan. Ardında opera binası ve yeni saray , solunda Wüttemberg Eyalet Müzesi önünde de Königstraße ile keşiştiği noktada bir alışveriş merkezini.

Banklardan birine oturup gelen geçeni seyredalarken hafif bir rüzgar eser, herkes kendi halinde bir koşuşturma içinde. Işık griye çalarken deklanşöre ardı ardına basarsın. Bisikleti ile oradan geçen birinin siluetini yakalamaktır derdin sadece .

stuttgart6Wilhelma, şehre giden için görmeden gelme denen bir yer. Biraz hayvanat bahçesi, biraz botanik park.  Beklentiyle alakalı olarak tatmin olma durumunuz değişiyor. Çok büyük bir alana kurulmuş yapıda, her coğrafyadan hayvana ev sahipliği yapıyor. Gezerken yorulabiliyor, hatta yeter artık sıkıldım diyebiliyorsunuz. Botanik bahçeleri de bitki çeşitliliği açısından belki sıradan gelebilir.

Hayvanat bahçesine ulaşım; Stadtmitte’den U14’e binip Wilhelma istasyonunda inmeniz gerekmektedir.  Giriş ücreti yetişkinler için 16 euro. 

Mercedes Museum, Stuttgart otomotiv sanayinin başkenti sayılabilecek bir kent, münih faktörünü unutmaz isek. Mercedes’in üretim sahası ve genel merkezine ev sahipliği yapan kent yine markanın mimarı açıdan ün salmış müzesi ile de adından söz ettirmektedir. ( Not: bir Alex değil ) Hauptbahnhof’tan S1’e binip Neckbarpark istasyonunda inip 500 metreye yakın bir mesafeyi yürüyerek müzeye ulaşabiliyorsunuz. 1 saati aşkın bir sürede bütün katları dolaşıyorsunuz,  Mercedes’in tarihine dair her şeyi görebiliyorsunuz. Ama neticede yorumum; o kadar yol geldim, çıkarken müzeniz batsın oldu :)

Giriş ücreti 8 euro.

Tavsiyeler;

  • Aynı gün içerisinde Wilhelma ve Mercedes Muzesini gezmeye kalkmayın. Yorgunluktan bitap düşebilirsiniz.
  • Schlossplatz’ın orada yer alan opera binası ve Oberer Schlossgarten olarak geçen gölet ve parkta birbirinden güzel fotoğraflar çekebilirsiniz. (Mutlaka gidin)
  • Hans im Glück’de Heulmilchkàse mit Mehrkornbrötchen ve patates kızartması yiyin. ( Rotebühlplatz tren istasyonundan indikten sonra solda yer alan Marienstraße üzerindeki  yere gittim )
  • Maredo ya da Ochs’n Willi’de şarap içebilir, kırmızı et yiyebilirsiniz.

Başka yer Başka zaman

Stuttgart’ın belki de en güzel yeri Esslingen am Neckar. Diğer sokakları, caddeleri ,parkları bir kenara bırakıp en sona bunu saklamak, uzun uzadıya anlatmak istiyor insan.

DSC_0325

Üzüm bağları ve şarap üretimi bu küçük tarihi yerleşim için her şey.  S1 ile Stadtmitte’den Esslingen durağına gidiyorum. Trenden inip kuzeye doğru, şehre doğru yürüyorum. Almanlara ait lezzetlerden Apfelstrudel alıyorum istasyonun karşısındaki fırından. (Apfelstrudel’i unutursak kalbimiz kurusun J ) Yolumu iç güdülerimle buluyorum. Kaleye doğru gideceğim. Gördüğüm bir fotoğrafı orada bulacağım. Yürüyorum Bahnhofstraße’de. Hava da kararsız, biraz açıyor, mükemmel bir ışık, bir kapatıyor hafif yağmur. Ama zerre geri adım yok bende. Gidilecek.

Solumda üzüm bağları dağlara sıralanmış. Önümde Marktplatz. Meydan sessiz. Karşımda iki restaurant var, biri diğerine göre daha kalabalık, insanlar kendi halinde.

Binaların arasından geçip Obere Beutau’dan kaleye doğru tırmanıyorum. Daracık, arnavut kaldırımı döşeli sokaklar. Güneş tekrar yüzünü gösteriyor. Sırtımda çantam, üzerimde montum, boyunluğum. Terletiyor tırmandıkça sokağı. Arada durup fotoğraflıyorum bu naif sokağı ve ardımda kalan şehri.

DSC_0301

Yol sağa doğru kıvrılıyor , yaklaşık 15 dakikalık bir yürüyüşten sonra kalenin girişine varıyorum. Esslingen şehri ayaklarının altında artık. Surlar ve geniş bir meydanı ile Esslinger Burg. Girişte yemek yiyebileceğiniz ve biranızı içebileceğiniz güzel, hoş bir restaurant.
Meydanı geçiyorum, surlara tırmanacağım merdivenleri ve üzüm bağlarına açılan büyükçe bir kapıyı görüyorum. Öncesinde genişçe basamaklar kapının, birer birer iniyorum.  
Kapıdan geçiyorum, üzüm bağları; gittiğim zaman hasat zamanına daha çok vakit olduğu için bağlar bomboştu, önümde daracık bir yol ve bağları yoldan ayıran bir duvar. Sur kapısından geçen yol  Marktplatz’ın olduğu yola çıkıyor. Önümde şehrin büyük yapıları. Geri dönüyorum surlara bakıyorum. Bir kaç fotoğraf, her fotoğraf arasında durup kapıya bakmak. Yavaş yavaş geldiğim yoldan yürüyorum, kapıdan geçiyorum. Güneş yakıyor.  Sola doğru dönüp surlara çıkan merdivenlere varıyorum. Yenilenen trabzanlardan birinin önünde duruyorum, defterimi çıkartıyorum ve not alıyorum. “Hayat kısa, kuşlar uçuyor”  22.03.2016 Esslingen / Stuttgart.

Rüzgarın ıslığı Ennio Morricone’nin hüzünlü Gabriel’s Oboe’si gibi kulağımda, kardeşini öldüren Mendoz’a gibi, ebedi çilesini çekmeye, basit ve de acı dolu yaşamı seçmesi gibi.  Güneş tepemde, önümde üzüm bağları ve şehre inen taşlı yol. Kilisenin çanları çalıyor, on beş defa. Şehre bakıyorum, yabancısı olduğum ama bir o kadar sıcak bulduğum. Her sokağında bir iz belki de.

Gittiğim, gördüğüm yerler hep bir şeyler katmıştır bana. Senin hikayen de böyle olsa gerek. Sensiz ama bir o kadar sen barındıran hikayende. Başka yer başka bir zamanda buluşmak üzere.

beklebizi ekip

Küçük Salon: #Faust

Etkinlik Haberleri Tiyatro

Küçük Salon: #Faust

Goethe’nin ünlü eseri Faust, Küçük Salon’da seyirci ile buluşuyor.

Goethe’nin Faust metni ele alınarak tanrı ve şeytan ilişkisi, iyilik ve kötülük, ahlak ve ahlaksızlık kavramları yeniden irdeleniyor.

Sözsüz gerçekleşen performanslarda beden ve ses kullanımı öne çıkarak seyircinin izleme formu her seferinde yeniden biçimlendiriliyor. Şiddetin nasıl tatmin edilmez bir arzu nesnesi olduğunu birebir gördüğümüz şu dönemde ötekileştirmenin verdiği dayanılmaz hafiflik ve görevini yerine getirmiş olma duygusu varlıklarımızı yapay özgürlüklere itiyor. Kimse suçlu, kimse kirli, kimse günahsız değil. Neyden utanacağımızın adı daha önce konulduğundan utanç bir erdem değil. Günah ise insana içkin bir gerçeklik… Geriye bir tek kendimizi kabullenmek kaldı.

Tek perde, 55′

07.05.2016 Küçük Salon 21:30 Kadıköy / Istanbul

Proje ve Mekan Tasarım: Emre Tandoğan
Yönetmen: Emre Tandoğan
Kostüm Tasarım: Elif Arman
Işık Tasarım: Enrico Zeber
Oyuncular: Güneş Seven, Çağıl Tekten, Emir Özden, Derya Günaydın, Müslüm Köse, Hazal Uprak

 

Gezi Notları, Türkiye Gezileri

#İstanbul: Anılardaki gibi

Günümüze kıyasla daha tenha görülen İstanbul´un bu fotoğrafları 1971 yılında çekilmiş. Kapalıçarşı, Pier Loti, Galata şimdi ki halinden çok farklı değil. Ama şimdiye kıyasla belirgin farklılıklar da var. İşte 1971’in İstanbul’u…

Fotoğrafları çeken turistin verdiği bilgilere göre zamanın en kaliteli kamerasyla çekilen fotoğraflar sonradan renklendirme değil…

Kaynak: Haberler.com

 

AirCanada ile Kanada’yı Gezecek Gezginler Aranıyor

Meraklısına Fırsat Haberleri

AirCanada ile Kanada’yı Gezecek Gezginler Aranıyor

AirCanada, 1 hafta boyunca Kanada’yı gezecek gezginler aranıyor.

Aradığımız maceracı ruh sende mi dersin? Eğlenceli görevleri tamamla, jüriye bu işi hak ettiğini kanıtla, tam 1 hafta boyu Kanada’da gönlünce gez ve Air Canada’nın sosyal medya tur rehberi ol!

10410584_795510207174568_3565237408441124697_n

 

Yarışmaya Katılmak İçin Tıklayınız…

#Istanbul Kahve Festivali Başlıyor…

Alternatif Etkinlik Haberleri

#Istanbul Kahve Festivali Başlıyor…

Bu yıl ilki düzenlenecek olan İstanbul Coffee Festival, 3.dalga kahve akımının yaşam kültürünü 25-28 Aralık 2014 tarihleri arasında Karaköy’deki Galata Rum Okulu’nun tarihi atmosferinde kahve severlerle bir araya getiriyor ve dört gün boyunca kaçırılmayacak bir deneyim sunuyor.

yapim-asamasında2-1Türk kahvesinin hatrını duymayanın kalmayacağı festivalde, İstanbul’un önde gelen nitelikli kahve dükkanları, özel kahve, çay ve imza yiyecek, içecek markaları ile kahve makinası üreticileri, profesyonel baristalardan gösteri ve sunumlar, bol bol tadım ve ikramlarla kutlanacak kafein bayramının yanı sıra yeni yıla özel avantajlı fiyatlarıyla tasarım ürünler, interaktif workshoplar, seminerler, akustik konserler, sanat sergisi ve daha birçok ilgi çekici etkinlik yer alıyor.

Kahvenin kendisinin, kokusunun, her türlü alet edevatının, kahve dükkanlarının, kahve sanatının, kültürünün, kahve kitaplarının, bilumum kahve ile ilgili konuların buluşma noktası olarak İstanbul Coffee Festival her yıl bir kez İstanbul’da kutlanacak.

Festival biletleri için tıklayınız… 

Farid Farjad Zorlu PSM’de!

Etkinlik Haberleri Konser

Farid Farjad Zorlu PSM’de!

“Kemanı ağlatan adam”, büyük keman virtüözü Farid Fardad, 6 Aralık’da Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi’nde! Dünyanın en önemli keman virtüözlerinden olan ve Türkiye’de “kemanı ağlatan adam” olarak bilinen Fars asıllı ABD vatandaşı Farid Farjad, 1966 yılında Tahran Müzik Konservatuvarı’nda klasik müzik üzerine yüksek lisans yaptı. Bundan sonraki dönemde Tahran Senfoni Orkestrası’nda önemli görevler alan Farjad, Fars halk müziğinde çok derin bir birikime sahip oldu ve keman ile Batı klasik müziği üzerinde de çalışmalarda bulundu. Sanatçının Batı klasik müziği üzerindeki çalışmaları, Fars müziğinin gelişiminde büyük öneme sahiptir. Şu anda dünya üzerindeki en iyi keman virtüözlerinden biri olan Farid Farjad, “An Roozha I”, “An Roozha II”, “An Roozha III”, “An Roozha IV”, “An Roozha V” olmak üzere beş albümlük albüm serisi yayımladı. Sanatçının eserleri ayrıca, “Golha Orkestrası” adlı kolektif bir albümde yer aldı.

Etkinlik Ayrıntısı: Burada!

Kaynak ve bilet için: biletix.com

#Hindistan: Musonların arkasından el sallamak

Gezi Notları Yurtdışı Gezileri

#Hindistan: Musonların arkasından el sallamak

Goa-7Her eyaletin kendine has bir mimarisi vardır Hindistan’da. Sömürge döneminin izlerini, toplumun kültüründen daha çok mimarisinde gözlemleyebiliriz burada. Portekiz İmparatorluğunun doğudaki incisi Goa yemyeşil caddeleri, balık pazarları, kısa sari giyen teyzeleri ile size kucak açar. Goa’ya giriş yaptığınızı müstakil evlere kondurulmuş çatılardan, kırmızı kiremitlerden, hindu tapınaklarının yerini alan kiliselerden kolaylıkla anlayabilirsiniz.
Musonların sonuna yaklaşırken, risk alıp sezonu açmak için kendimizi Goa’da bulduk. Mapusa otogarına vardığımızda çevremizi saran taksi şoförlerinden ve motorsiklet kiralayıcılarından kıl payı kurtulup, bizi Anjuna’ya götürecek otobüsün de yer aldığı otobüs duraklarına ulaştık. Camları açıp püfür püfür seyahat edebileceğiniz otobüsler sizi 15 rupee’ye Anjuna’ya götürür. Şoförün şarkı listesine biraz da olsa eşlik edip eğlenmek ise cabası.… Continue reading “#Hindistan: Musonların arkasından el sallamak” »
error: Upps Yanlış Yerdesiniz...