Kategori: Türkiye Gezileri

#Gaziantep: Hanlar şehri

Gezi Notları Türkiye Gezileri

#Gaziantep: Hanlar şehri

Herkes tarafından tatlı ve yemekleriyle meşhur sanılan şehir Gaziantep aynı zamanda da hanları ve çarşılarıyla da meşhurdur. Eski Antep’in ortasında yer alan birbiri ardına sıralanmış bir çok yapı mevcut. Kimisinde bakırcılar, kimisinde baharatçılar, kimisinde iplik ve kumaşcılar yer alır bu yapılarda. Osmanlı’dan bu yana süregelen bir geleneği yaşatmaya çalışır buradaki esnaf ve zanaatkarlar. Modern dünyanın otomasyonuna karşı el emeği ile bakırları kalaylarlar, enterileri örerler, kumaşları işlerler.

Sırt çantam omzumda, güneş tepemde, sürekli sokakları arşınlarken; makinem açık her an anı ölümsüzleştirme gayretindeydim. Hava sıcak, sokaklar karışık ve eski ve de tarih kokuyordu. Bir köşe başında durup soluklanıyorum, kolumdaki bandana ile alnımı kuruluyorum. Makinemi daha bir sıkı kavrıyorum, diyaframını ayarlıyorum, gözümü vizöre yasladım çoktan. Denklaşöre basmadan önce sessizliği ve durağanlığı bekliyorum. Antep sokaklarında elimde makine bir köşede durup günün bir anında ölümsüzlüğü yakalamaya çalışıyorum. Duvarlarından yaşanmışıklar akıyor hanların, insanların yüzleri de bir o kadar eski, derin çizikleri var yüzlerinde sanki yatağını bulmuş bir nehir misali derine derine oymuş tenlerini; o esmer ve soluk derilerini.  Soluklanmak istiyorum, şişemden bir yudum su alıyorum. Durma diyorum kendi kendime, daha görülecek sokak çok, yürüyorum. Yol kendini çizgiler gibi tepelerden aşağı salıyordu. Yürüyordum, dar sokaklara daldım, kapılarının açık olduğu, taş evlerin sağlı sollu yer aldığı sokaklara. Çocukların o  dar sokakta koşuştuğu sokaklar bunlar. Eski Antep şehri, keşke her şehrin böyle kalmasını dilediğim o doğal haline özenerek, düşünerek yürüdüm, yürüdüm…

* Zincirli Han – Millet Hanı –  Şire Hanı – Yüzükçü Hanı – Büdeyri Hanı – Zeytin Han – Hışva Han – Bakırcı Hanı

 

Caner Ulupınar 

Sabiha Gökçen Havalimanı’nda  Otopark Sorunu

Gezi Notları Türkiye Gezileri

Sabiha Gökçen Havalimanı’nda Otopark Sorunu

Şehir dışına seyahatlarında sürekli uçağı tercih eden insanların en büyük sorunu arabalarını nereye bırakacakları konusudur. Havalimanlarının şehir merkezine olan uzaklığı, ulaşımın pekte rahat bir şekilde sağlanamıyor olması seyahat edenleri arabalarıyla havalimanlarına gelmek zorunda bırakıyor. Fakat bu zorunlu göç hareketi havalimanında da pek rahata kavuştuğu söylenemez. Özellikle otopark fiyatları faiş bir düzende olması sebebiyle.

Bu nasıl otopark ücreti ?

Örneğin cuma günü  akşam 2 gün için İstanbul’dan İzmir’e ya da başka bir lokasyona uçacaksınız. Arabanızla Sabiha Gökçen Havalimanına geldiniz. Havalimanının otoparkına arabanızı parkederseniz saati 11,5 lira olan otoparkta  günlüğü 37 liradan 74 lira otopark ücreti ödemek durumunda kalacaksınız. Bu süre daha da uzayacaksa haliyle ödeyeceğiniz tutar 150liraları bulacaktır. Sabiha Gökçen Otopark Ücreti

Bu fiyatları ödemek istemeyenlerdenseniz iki alternatif daha mevcut. Birisi Pegasus Havayollarının EKOPARK bir diğeri ise İstanbul Büyükşehir Belediyesinin ISPARK’a ait otopark. Her ikisi de havalimanının çevresinde konuşlanmış işletmeler ve park edenler için ücretsiz servis ile havalimanı ile otopark arasında müşterilerine hizmet vermektedir.  Fiyatlarına gelirsek; ISPARK’ta günlük ücret 8 TL, Pegasus’un Ekopark’ında ise bu mebla 12 TL’dir.

İyi yolculuklar dileriz…

 

Ön görsel kaynak:  http://www.ulasimuzmani.com/haber/sabiha-gokcen-havalimani-nin-tum-hisselerini-malezyalilar-aldi

İçerik görsel kaynak: http://www.sabihagokcen.aero/yolcu-ve-ziyaretciler/ulasim-ve-otopark/otopark/otopark-ucreti

Gezi Notları, Türkiye Gezileri

#İstanbul: Anılardaki gibi

Günümüze kıyasla daha tenha görülen İstanbul´un bu fotoğrafları 1971 yılında çekilmiş. Kapalıçarşı, Pier Loti, Galata şimdi ki halinden çok farklı değil. Ama şimdiye kıyasla belirgin farklılıklar da var. İşte 1971’in İstanbul’u…

Fotoğrafları çeken turistin verdiği bilgilere göre zamanın en kaliteli kamerasyla çekilen fotoğraflar sonradan renklendirme değil…

Kaynak: Haberler.com

 

#Rumelihisarı: İstanbul’a tepeden bir bakış

Gezi Notları Türkiye Gezileri

#Rumelihisarı: İstanbul’a tepeden bir bakış

RumelihisarıBu karmaşık ve güzel şehrin en güzel yeri belki de Boğaz… Boğaz’a tepeden bakıp güzel bir günde manzaranın tadını çıkarmak isterseniz eğer Rumeli Hisarı’na gidebilirsiniz. Hele ki benim gibi İstanbul’da yaşayıp da bir kere bile hisarın tepesine çıkmamışsanız İstanbul’da yapılması gereken şeylerden biri bu bence. 5 tl verip hisarın içine giriyorsunuz. Hisarın içinde inişler çıkışlar yani çokça basamak var. Hem hisarın arka tarafındaki cici mi cici evleri hem de ön taraftaki müthiş boğaz manzarasını görebilirsiniz. Tabi ki Boğaz’ı izleyebileceğiniz bir çok nokta var sahil şeridi boyunca ancak böyle tarihi başka bir yapıdan manzaraya bakma imkanını mutlaka yaşamalı.

Tepede bol bol fotoğraf da çekebilirsiniz. Fotoğraf çekecekseniz tabi akşamüstü ya da sabah saatlerinde gitmenizi öneririm güzel kareler ve ışık yakalayabilmek adına. Boğaz’ın güzelliğine tepeden bakarken İstanbul’un ne kadar eşsiz bir şehir olduğunu fark ediyor insan….

 İlkim Ecem Emre

 

#Karaköy: Arka sokaklar

Gezi Notları Türkiye Gezileri

#Karaköy: Arka sokaklar

Kısa ve öz bir yazı olacak sanırım. Yıllardır Karaköy’e gidip de görmediğim sokaklardan bir kaçına bir gün tesadüfen girince epey şaşırdım. Eski binalar ve grafitilerle dolu sokaklar insanda garip duygular uyandırıyor. Bir yandan ürküyorsunuz bir yandan da şehrin göbeğinde bu tarih kokan eskimişlik ve modern zamanın sanatlarından biri olan grafitilerle karşılaşınca şaşırıyor insan.

Bu sokaklar Karaköy’de köprünün hemen altından geçip hırdavatçıların olduğu tarafa doğru sahili takip edince karşınıza çıkıyor.

#İstanbul: Kuzeye yolculuk

Gezi Notları Türkiye Gezileri

#İstanbul: Kuzeye yolculuk

İstanbul'un kuzeyine yolculukİstanbul’un metropol halinden kurtulmak, gerçekten bir nefes alabilmek için gidilebilecek şehrin içinde ama aynı zamanda içinde olmayan, şimdilik insan elinin az değdiği doğanın içine atın kendinizi. Güneşli bir İstanbul gününde gezmek için güzel bir rota önereceğim bu yazımda. Azıcık nefes alabilmek için …

Eğer arabanız varsa, arabaya atlayıp Beykoz tarafına doğru yol alın . Ordan ver elini sırasıyla Yoros Kalesi, Anadolu Feneri, Poyrazköy ve Anadolu Kavağı. Arabasız da gidebilirsiniz tabi ki ama hepsine aynı gün içinde gitmek arabayla daha kolay olabilir. Arabasız gidecekler için önerim bütün bu sahil güzergahı üzerinde çalışan Anadolu Hisarı’ndan Feneri’ne kadar giden hatta civardaki köyleri de dolanan otobüs hatları var. Onlardan birini kullanarak da ulaşım sağlayabilirsiniz.

İstanbul'un kuzeyine yolculukGezinize Yoros Kalesi’nden başlayabilirsiniz. Yoros Kalesi İstanbul Boğazı’nın çıkışında yer alan, Cenevizli’lerden kalma bir kale…Eskiden içine de girmek mümkündü ancak artık girilmiyormuş; o yüzden sahip olduğu o güzel manzarayı kalenin iç kısmından görmek mümkün değil. Kale tarihi ve konumu sebebiyle epey önemli bir mekan. Baya da turist çekiyor anlaşılan. Çünkü ben gittiğimde çok fazla sayıda yabancı turist vardı.Kalenin şu anda manzarasını bozan tek bir şey var ki o da 3. köprünün yapımı… Kesilen binlerce ağaç, kurak alan tepeler ve köprünün yeni dikilmiş ayakları bu yemyeşil ve masmavinin buluştuğu noktayı abes bir manzarayla tanıştırmış. Bu manzarayı ilk gördüğümde sonsuzluğa açılırmışçasına duran Marmara Denizi açıkları şimdi köprü inşaatıyla işgal edilmiş sanki. Eğer bu tarihi kaleyi görmediyseniz 3. köprünün yapımı bitmeden görün derim. Turistlerin bu güzelim doğanın içindeki köprü inşaatına nasıl şaşkınlıkla baktığını görünce siz de bir o kadar üzülecekseniz. En azından bana öyle oldu.

İstanbul'un kuzeyine yolculukYoros Kalesi’nin ardından Anadolu Feneri’ne gidebilirsiniz. Fenerde tam da deniz fenerinin dibinde oturup mavinin tadını çıkarabilir, köyün içinde gezinebilirsiniz. Ayrıca Fener’in hemen yanındaki Kaptan Restoran’da balık yiyip keyif sürebilirsiniz. Sessiz sakin ve fiyatları da epey uygun olan bu lokanta salaş ve bakir bir yer arayanlar için ideal.

Poyrazköy de bu rota üzerinden ziyaret edebileceğiniz yerlerden biri… Balıkçıların ve balık lokantalarının sayısı burada çok fazla. Bir balıkçı kasabası olan bu yerde tabi ki balık yiyin derim. Buradaki lokantalar fiyat olarak pek ucuz sayılmaz ama taze taze balık yemek isterseniz, deneyin. Ayrıca köyün içini gezebilir orada da yerel halkın yaptığı gözleme,bazlama veya kahvaltı tarzı şeyler yiyebilirisiniz.

 

İstanbul'un kuzeyine yolculukAnadolu Kavağı da aynı rota üzerindeki güzel mekanlardan biri. Burası herhalde saydığım yerler arasında en fazla turistik olanı. Gerçekten turist sayısı çok fazla kavakta. Hediyelik eşya satan yerleri, waffle dükkanları, yabancı dillerdeki yiyecek menüleri ile karşılaşınca zaten bunu anlıyorsunuz. :) Burası yine bahsettiğim yerler arasında en kolay ulaşım sağlayabileceğiniz yer sanırım. Direk olarak Anadolu Kavağı’na gelmek isterseniz Kabataş’tan kalkan ve Boğaz’da gezinerek Anadolu Kavağı’na kadar gelen tekneler var. Bunlar motor diye tabir ettiğimiz deniz taşıtlarından… Arabasız ya da otobüssüz buraya direk olarak denizden ulaşmak da mümkün yani. Buraya gelirseniz eğer tabi ki yine balık yemenizi öneririm. Bu civarlarda balıkçılık en yaygın meslek olduğu için deniz ürünleri yemeden dönmek olmaz. Fiyatlara ve menülere bakarak bütçenize uygun bir yer seçmeniz mümkün. “Buyrun, buyrun”cu abiler lokantaların kapısında sizi karşılayarak menüdekilerin yarısını bir çırpıda söyleyiveriyor zaten.

Yemyeşil ve masmavinin buluştuğu daha nice yerler görmek dileğiyle…

İyi gezmeler !

İlkim Ecem EMRE

#Kapadokya: Periler Diyarı – 2. bölüm

Gezi Notları Türkiye Gezileri

#Kapadokya: Periler Diyarı – 2. bölüm

üç güzeller

Yazının ilk bölümü için tıklayınız

 

Bu kadar gezmeye, inip binmeye bünye dayanır mı? Dayanmaz tabi. Ayaklarımda derman kalmamış, midem açım diye bağırınca soluğu bir restorantta almak şart oldu ve Göreme’deki Aydede Restaurant’a acil giriş yaptık. İçerisi kalabalıktı ve herkes midesinin derdine düşmüştü. Cacık, ezme salata, patates kroket, beyaz peynirli ezme ve humustan oluşan serpme mezeler masaya geldi. Hani lezzetleri nasıldı diye sorarsanız, normaldi. Doymak için yenilebilirdi diyebilirim.

Continue reading “#Kapadokya: Periler Diyarı – 2. bölüm” »

#Kapadokya: Periler Diyarı – 1. bölüm

Gezi Notları Türkiye Gezileri

#Kapadokya: Periler Diyarı – 1. bölüm

BALON 4Şimdi size desem ki güzel atlar ülkesi ne anlarsınız veya ne tahmin edersiniz? Yada biraz kopya daha veriyim peri bacası, ıhlara vadisi. Evet, doğru cevap Kapadokya. Bundan 60 milyon önce lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların yağmur ve rüzgârın aşındırmasıyla oluşmuş eşi benzeri olmayan bir güzelliğe sahip. Her mevsimi ayrı güzellikte. Kışı ayrı baharı ayrı güzel. Yıllar önce gitmiştim Kapadokya’ya, bir yer ne kadar değişebilir ki yıllar sonra demedim, tekrar gitmeye kara verdim. İster uçakla ki artık Nevşehir’e uçuş var yada arabayla gitmek mümkün.
Kafaya koyduk, planı yaptık ve Kapadokya’ya merhaba dedik. Öncelikle Kapadokya otelleri arasında seçim yapmak epey zor, konaklama seçenekleri çok fazla. İster peri bacalarının içine kurulmuş otellerde kalın ister 5 yıldızlı otelde. Ben tercihimi Ürgüp’te bulunan Burcu Kaya Otel’den yana kullandım. Biraz otel’den bahsedeyim. Öncelikle otel aile işletmesi. Çok yıllar önce kendi evleriyken, orijinal halini koruyarak, aynı mimaride bir bina daha yapmış Ahmet bey ve başlamışlar misafirlerini ağırlamaya. Zaten etrafa baktığınızda sanki bir mahalle içinde konaklıyormuşsunuz hissi veriyor. Otelin bir artısı ise yemeklerde kullanılan malzemeler organik. Bizzat kendi tarlalarında yetiştirdiklerini misafirlerine sunuyorlar. Personel bir o kadar yardımsever ve güler yüzlü. Kıssadan hisse benden artı puan.

Continue reading “#Kapadokya: Periler Diyarı – 1. bölüm” »

#Ölüdeniz

Gezi Notları Türkiye Gezileri

#Ölüdeniz

ölüdeniz-beklebiziÖlüdeniz denilince akla ilk gelen muhteşem güzellikteki lagündür(deniz kulağı) elbet..Ölüdeniz plajının batısında yer alan ve koruma alanı olan bu bölge çam ağaçları ile çevrili tepelerin arasında denize dar bir geçiş hakkı verir.Hava şartlarının zorladığı günlerde Belcekız plajı dalgalarla boğuşurken lagünün göl kıyısı görüntüsünü görünce şaşırmayın..

Continue reading “#Ölüdeniz” »

error: Upps Yanlış Yerdesiniz...