Gezi Notları, Türkiye Gezileri

Ah O Gemide … #Göcek

Güneşin alabildiğine hakim olduğu, mavi ve yeşilin bir arada ahenkle merhaba dediği bir tatilin başlangıcında, mükemmel bir doğaya, mükemmel bir dinlenme alanına doğru çıkılan yolculuk.

Istanbul’dan çıkıldı ve yavaş yavaş kilometreler aşıldı önce. Ufak molalar verildi, yemekler yendi en özel yerlerde. Önce Sabuncubeli, sonra Sakar geçidi. Artık egenin en güzel noktasına yaklaşmıştık. Keskin virajların olduğu o bilindik yerde ufak bir mola. Önümüzde Gökova körfezi, solumuzda Marmaris ve Datça ayrımı, hemen sağımızda Bodrum körfezi. Daha da ilerisi alabildiğine mavi, alabildiğine Ege.

Aylardan Haziran. Alabildiğine yeşil ve mavi. Yollar oldukça sakin, hava sıcak ama bunaltıcı olmaktan uzak.

Dalaman’a uğramadan Göcek tüneline varıyoruz. Bu noktada isterseniz dağ yolundan Göcek’e gidebilirsiniz. İsterseniz de 5 TL ödeyip Göcek tünelini kullanabilirsiniz.

Akşam saatlerine doğru sessizliğin hakim olduğu bir liman kentine giriş yapıyoruz.  Belki yazın henüz başlamamış olması belki de ramazan etkisiyle oldukça sakindi sokaklar. Yorucu bir yolculuk sonrasi karada geçirilecek son bir gece.

Hafif bir yemek ve soğutulmuş bir blush, birazda kırık buz taneleri. Her şey bu anlamda mükemmel, yorgunluk ve yarın denize açılacak olmanın heyecanı ile günün sonuydu kısaca.

Sabah günün ilk ışıklarıyla birlikte güzel bir kahvaltı yapıldı ve bizi limanda bekleyen kaptan ve miço ile buluşuldu. Limandaki 14 metre boyunda ‘Asuman’ adında bir motoryatta 3 gece geçirecektik. Bu 3 gece 4 gün için erzak alımı gerçekleştirildi.

Artık her şey tamamdı. Limandan ayrılma ve yavaş yavaş göcek koylarına doğru yola çıkma vaktiydi. Hava güneşli ve berrak, sıcak. Arkanıza yaslanıp dalgaların üzerinde süzülürken suyun sesini dinliyorsunuz.

Liman ardınızda kalıyor, engin mavi sular önünüzde, ilk durak Kille Koyu.  Sessiz ve korunaklı ufak bir koy burası. Tekne kıyıya yakın demirledikten sonra soğuk biranızdan yudum alıp, teknenin arkasından suya girmeye hazırlanabilirsiniz. Deniz suyu haziran başında hafif serin, ancak ferahlamak için mükemmel.

Bir kaç saat yüzme keyfi sonrasında yemek yeme vakti. Teknede miço bu işler için başarılı şeyler ortaya koyabiliyor.  Arkanıza yaslanıp biranızı yudumlayıp, hafifçe esen rüzgara kendinizi bırakıyorsunuz. Sessiz doğa, tekneye vuran hafif hafif dalga sesleri, kıyıdan gelen böcek ve kuş sesleri.

Denizde olduğunuz vakitte yapacak aktiviteleriniz denize girmek, yemek yemek ve alkol almak diyebiliriz. Bir kaç saat sonrasında başka bir koya mı gitsek diye iç geçiriyoruz. Kaptana sorup nereye gidelim diyoruz, Taşyaka Koyu diyor. Bir çok kişinin bildiği adıyla Bedri Rahmi Koyu.

Tepesinde 5000 yıllık kaya mezarlarıyla, kıyıya yaklaştıkça çam ağaçlarının kokusunu duyabildiğiniz, ufak derme çatma limanına demirleyip indiğinizde de büyükçe bir kayaya çizilmiş balığı görebileceğiniz bir koy burası. Zamanında Bedri Rahmi ve arkadaşlarının bir tekne gezisi yaptığı ve bu adaya geldiklerinde Bedri Rahmi’nin adadaki bir kayaya çizmiş olduğu balık. Bir grup sanatçı ile çıktığı bir yolculuğun meyvesi ‘Mavi Gezi’ şiiri gibi.

” Mavi gezi bir rüyadır.

Görülmemiş.

Mavi gezi bir cennettir.

Ellenmemiş

Dillenmemiş

Mavi gezi bir masaldır

Söylenmemiş

Yazılmamış

Çizilmemiş,

…”

Göcek koyları gezisi

Güneş yavaş yavaş batarken, bir başka koya,  demirlemeye ve geceyi geçirmeye doğru yola koyulduk. Teknenin arkasında bembeyaz köpükleri seyredalarken soğuk blushından yudum alıyorsun ve hayatı bir kez daha sevdiğini hissediyorsun. Mutluluk neydi, mutluluk denizdi, güneşti. Bir insan daha ne ister tadındaydık sadece.

Gece karanlığı çöktüğünde koyda sizinle birlikte bir kaç yelkenli ve yat kalıyor. Açık bir havada, yıldızlar ve alabildiğine parlıyor gökyüzünde.  Siz ve geceleyin teknenizin taban ışığına gelen balıklar biraradasınız. Sessizlik içinde ister gökyüzünü ister teknenin etrafında dolaşan birbirinden güzel balıkları seyredurun.

Gün Göcek adasının ardından doğarken, kamaradan çıkıp ilk iş henüz ısınmamış suya kendini bırakmak olmalı.  Güzel bir kahvaltı öncesinde  uyanmak için gereken tek şey aslında.

Kahvaltı sonrasında tekrar yola koyuluyoruz. Önümüzde Sarsala, Küçük Sarsala, Hamam ve Merdivenli Koyları.

Sarsala koyu yakın zamanda kiralanmış ve bir otel kurulmuş, hemen karşısında Hamam koyu bulunuyor. Tarihi liman ve hamam kalıntıları sebebiyle, kıyıya fazla yanaşamıyoruz ancak denize burada da girilebilmekte isterseniz.

Sonrasında Küçük Sarsala koyu, yan yana dizilmiş 57 feetlik Beneteauları görünce insan ayrı bir seviyor burayı. Güzel bir restaurant kurulmuş buraya. İsterseniz balık isterseniz de başka mutfaklardan seçeneklere sahip. Fiyatlar denizin ortasında bir vaha hesabı.

Koy koy gezerken, süpermarket zincirlerine ait bir tekne görmeniz de mümkün. Denizin ortasında alışveriş yapabiliyor, istediğiniz yiyecekleri satın alabilme imkanına sahipsiniz.

Denizin ortasında her gün aslında bir önceki güne benziyor, ancak her gün ayrı bir yaşanılası. Her bir koy, her demirlediğimiz yer ayrı güzel, ayrı keyif veriyor. Huzura, doğaya, denize ve güneşe doyuyor insan. Boynuzbükünde sabaha merhaba demek ya da tershane koyuna demirlemek bunlar hep yaşanması gereken ayrıcalıklar. 

  • 3 gece tekne tatili yeterli midir? 

Evet yeterlidir. Bir süre sonra rutine bağlıyor her şey. 

  • 4 günlük bir tatil için ortalama toplamda ne kadar harcarım?

Yaklaşık 6 – 8 bin TL civarında. 3 – 4 kişi çıktığınız bir tatil olduğu için toplam fiyatlardan bahsediyorum. 

  • Kaç kişi ile gitmek gerekir ki eğlenceli olsun? 

İsterseniz tek başınıza isterseniz bir arkadaşınız ile isterseniz de kalabalık bir arkadaş grubunuz ile gidin, eğleneceksiniz. Tabiki kalabalık bir arkadaş grubu ile daha farklı olacaktır. Kiralayacağınız tekne 3-4 kişilik ya da 6-8 kişilik olanlardan olabilir. Tekneden tekneye de konfor artmaktadır. 

Umarız güzel bir yaz için duvarları olan bir otel odasına vereceğiniz parayı açık denizleri dolaşmaya harcarsınız. 

Sevgilerimizle,

beklebizi ekip

Gezmeyi ve keşfetmeyi seven birkaç arkadaş bir araya geldik sevdiğimiz yerleri paylaşıyoruz. Bekleyin bizi; gezip gezip yazacağız...

Leave a Comment

Comments (1)

  1. Göcek’e gitmeden önce biraz araştırma yaparken sitenize denk geldim. Kıyı tatilinden sıkılanlar için tekne turu yapmak ve tatili denizin ortasında geçirme fikri gerçekten de kulağa hoş geliyor. Yazınız için teşekkürler

error: Upps Yanlış Yerdesiniz...