Etiket: seyahat

Gezi Notları : #Mardin’in Kapısından Atlayamadım

Gezi Notları Türkiye Gezileri

Gezi Notları : #Mardin’in Kapısından Atlayamadım

Herkesin bildiği ve söylemekten keyif aldığı bir türküdür ‘Mardin kapısından atlayamadım’. Bilinenin aksine bu kapı Mardin’de olmayıp Diyarbakır surlarından eski mardin yoluna çıktığı için bu isimle anılan kapıdır. Çoğu insan bir reklam filminde Mardin’in dar sokaklarında  çocuklar ile Mehmet Günsur’un o akılda kalan diyalogundan hatırlamaktadır. Gel gelelim Mardin’e ve o dar sokaklarındaki yaşama, o çocuklara.

Pegasus’un 06:50’de Sabiha Gökçen Havalimanından kalkan uçağı ile yaklaşık bir saat kırkbeş dakikalık yolculuk sonrası Mardin Havalimanına iniyorsunuz. Uçağın kapısı açıldığında güneşli ama bunaltmayan bir hava karşılıyor. Havalimanı ihtiyacı karşılayacak modernlikte, kontuar veya otobüs gibi şeyler beklemeyin. Merdivenlerden inip çıkış kapısına doğru yürüyorsunuz. Araç kiralama yapacaksanız havalimanı içerisinde Avis ve Enterprise acentaları bulunmaktadır.

Mardin Havalimanı – beklebizi.com

Havalimanı eski Mardin’e 13 km uzaklıkta. Havalimanından çıkışta sağa dönüyorsunuz ve dümdüz yol sizi eski Mardin’e, o eski tarihi dağ eteği şehrine götüyor. Kızıltepe’den geçiyorsunuz, sol tarafınızda polis ve askeri noktalar, büyük betonlarla çevrelenmiş kale görünümlü devlet binaları ve bozkıra çalmış, kilden ve taştan yapılma köy evleri.

Eski Mardin dik bir dağın eteğine kurulmuş bir şehir, daracık ve birbirine paralel sokakları ile günümüze ulaşmış, Suriye Ovasına tepeden bakan bir konumda yer almakta. Tek yön akan bir cadde, solunda Mardin Kalesine doğru sıra sıra evler, sağında yamaçtan aşağı inen evler, insanlar dükkanlar ve sessiz sakin bir o kadar da düzenli, temiz, tertipli şehir.

Aracımı parkedip otele eşyalarımı bıraktım, fotoğraf makinemi alıp sokağa çıktım ve ilk aradan o dar ve bilinmeze giden sokaklarına giriş yaptım. 2 metre genişliğinde temiz sokaklar, taş yapılar, evlerin açık pencerelerinden veya avlularından gelen yöresel müzikler. Her köşeyi döndüğünde birbirine açılan sokaklar ve ilginç motifli duvarlar. Yürüdükçe yolun ya bir kiliseye ya da bir camiye çıktığı yerlerde yürüyorum. Bazı kapılar sonuna kadar açık, fotoğraf çektiğimi gören çıkıyor ve sohbet ediyor, bazıları evlerine davet ediyor, avlularını gösteriyor, yaptığı el işlerini sunuyor. Burası medeniyetlerin buluştuğu topraklar. Rumu, kürdü, arabı, türkü ve etnisiten uzak her dine mensup güzel insanların, kiliselerin camiye çevrilmediği, ibadethanelerin özgürce varlıklarını koruduğu memleket.

Mardin sarının toprak renginin hakim kıldığı bir kent, sokakları dar ama insanlarının yüreği bir o kadar geniş.

#Mardin – beklebizi.com

Gelişen şehirlerle beraber, eski Mardin ve yeni Mardin olmak üzere iki şehir oluşmuş durumda şuanda. Yeni Mardin, herhangi bir batı kentinden farksız, eski Mardin’de bir o kadar yalnız ve kaderine terk edilmiş.

Tavsiyeler;

  • Cercis Murat Konağı; Süryani mutfağını tadabileceğiniz, Basque Culinary World Prize ‘da finale kalan 10 şeften biri olan Ebru hanımın lezzetlerini bulabileceğiniz tarihi bir konak. Süryani şarabını, lezzetli salatalarına ve dobo dolmasını beğeneceksiniz.
  • Kebapçı Yusuf;  Fıstıklı kebap sevenler için güzel bir durak.

Gezilecek Yerler;

  • Mardin Ulu Camii

Artuklular Dönemi’ne ait, Mardin’in sembollerinden biri olan Mardin Ulu Cami 1176 yılında yapılmıştır. Artuklu mimarisinin en güzel örneklerinden biri olan taş yapıda geniş bir avlu bulunuyor ve avlunun içerisinde de havuzlar yer alıyor.

  • Deyrulzafaran Manastrı

Mardin ovasına hakim bir yerde kurulu Süryaniler için önemli ve kutsal dini merkez. 

  • Mardin Müzesi

Eski Mardin’de şehrin göbeğinde kuzey mezopotemya ve güneydoğu anadolu coğrafyasına ait kültürlerin sergilendiği mekan. 

  • Kasımiye Medresesi

Eski Mardin’den Kızıltepeye doğru giderken görebileceğiniz geniş avlulu iki katlı yapı. 

  • Şehidiye Medresesi

Artuklu Sultanı Melik Nasreddin Artuk Aslan tarafından 13. yüzyılda yaptırılmıştır.
Süslü taşlara ve farklı bir görsele sahip minaresiyle dikkat çekici bir yerdir.

  • Zinciriye Medresesi

Artuklu Sultanı, Melik Necmettin İsa bin Muzaffer Davud bin El Melik Salih tarafından 1385 yılından yaptırılan medrese Sultan İsa Medresesi olarak da bilinmektedir. Mardin’in tarihi ve mimari yapılarını yansıtan estetik detayları ile görenleri kendisine hayran bırakan bir yapıdır.

  • Kırklar Kilisesi

6. yüzyılda Mor Behnam ve kız Saro adına yapılan kilise. 

  • Dara Mezopotemya Harabeleri

Pers ve Babil kral mezarları, saray, kilise, çarşı ve su bendine dair kalıntılar bulunmaktadır. Nusaybin Mardin arasında yer almaktadır. 

  • Mor Gabriel Manastrı

Mardin Midyat İlçesi’ne 23 km uzaklıkta bulunan Manastır; meşe ağaçlarının çevrelediği yüksek bir tepede bulunmaktadır. 397 yılında inşa edilen manastır Mardin kesme taşlarından yapılmıştır. Bizans dönemi mozaikleri, kubbeleri, taş işlemeleri ve kapılarıyla göz dolduran yapının en güzel yerlerinden birisi Theodora Kubbesi’dir.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 

Dikkat edilmesi gerekenler: 

  • Midyat’ı gezerken sizden sürekli bir şeyler isteyen çocuklardan uzak durmaya çalışın.
  • Midyat’tan Mardin’e geri dönerken Nusaybin yolunu takip edebilirsiniz. Yol bir hayli ıssız ve terrör zamanlarında tercih edilmemesi gerekir. 

 

Bir başka yerde karşılaşmak umuduyla…

beklebizi ekip

 

Gezi Tüyoları

Yurt Dışı Tüyoları

Yurt dışı seyahatlerinizde başınıza gelebilecek çeşitli dolandırıcılıklardan herhangi birine maruz kalmak tatilinizi zehir edebilir. Özellikle yankesicilik birçok Avrupa ülkesinde yaygındır ve genellikle turistler  asıl hedefleridir. Bu uyanık yankesicilerin görünümü iyi giyimli iş adamları gibi de olabilir; tabi ki paranoyak bir şekilde tatili geçirmemek lazım ama belirli önlemlerin alınması talihsiz olayların önüne geçmede oldukça etkilidir.

Continue reading “Yurt Dışı Tüyoları” »

#Yunanistan: Komşunun Yazlığı – 3. Bölüm

Gezi Notları Yurtdışı Gezileri

#Yunanistan: Komşunun Yazlığı – 3. Bölüm

Birinci bölümü ve ikinci bölümü okumadan direk bu yazıya rastlamış olabilirsin. Birinci bölüm apayrı bir hikaye ancak ikinci bölüm ile üçüncü bölüm oldukça ilintili…

DSC06940Sabah saat 10.00 gibi resepsiyondayız, şehir hakkında bilgi ve birde harita aldıktan sonra yola çıkıyoruz. Şehrin modern bölümünde biraz dolandıktan sonra tarihi bölümüne giriyoruz. Eski sokaklar ve evler, su kemeri, kale hepsi bu tarafta. Tarihi bölümün girişinde bir tabela karşılıyor bizi “Konstantinoupolis 460 KM”. İstanbul onlar için nasıl bir anlam ifade ediyor acaba. Keşke konuşacak biri olsa diye geçiriyorum aklımdan. Eski Kavala’nın girişinde bir de harita var. Bu haritayı incelerken Kavala’nın Osmanlı tarihi açısından da önemli bir şehir olduğunu hatırlıyoruz. Osmanlı’nın Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın şehri burası. Bu ana kadar noktaları hiç birleştirmemiştim şaşırdım aslında bu kadar basit bir bilgiyi düşünemediğime… Neyse.

DSC06973Şehrin tarihi bölümü dağ ve deniz arasındaki bir tepeye kurulmuş. Dar sokaklardaki eski evler muhteşem bir manzaranın tanığı olmuş yüzyıllar boyunca. Sokaklarında dolaşırken gökkuşağının içindeymişsiniz gibi rengarenk hislerle doluyorsunuz. Evlerin çoğunda hayat devam ediyor. Bence çok ayrıcalıklı bir şey burada yaşamak. Evler, bahçeler tertemiz ve çok renkli. Az ileride tanıdık bir mimari karşılıyor bizi Halil Bey Konağı ve bir camii çıkıyor karşımıza. Tesisin kapıları açık olmasına rağmen etrafta kimsecikler yok. Bu yüzden nasıl değerlendirildiğini soramadık ama korunmuş olması bile güzel. Tesisin az ilerisinde Osmanlı’nın büyük paşası Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın evi çıkıyor karşımıza. Müze olan evi dolaşabiliyorsunuz. Ahşap yapı dönemin yaşam şekli hakkında önemli ipuçları veriyor. Kim yaptırdıysa ayrıca tebrik etmek gerek bahçesindeki heykel konağı tamamlıyor.
DSC06938Konağın aşağısında süper bir kafe var. Süper olması konumu ve iç dizaynının güzelliğinden kaynaklanıyor. Yunanlar sanatçı ruhlu insanlar sanırım duvarlarından barına, merdiveninden kapısına, tuvaletine gittiğimiz bir çok mekan çok güzeldi. Kafenin diğer özelliği ise hemen hemen bütün Kavala’yı görüyor olması. Fotoğraf için güzel bir yer. Frappelerimiz yudumlarken manzaranın keyfini çıkartıyor ve serinliyoruz. Sıcak hava ve nem kültür turizminin en büyük düşmanı olsa gerek.
Eski Kavalayı dolaşmamıza rağmen kaleyi bulamamış olmamız enteresan. Dönüşte tepedeki kalayede uğruyoruz 360 derecelik manzaraya sahip tarihi kale gerçekten büyüleyici. İçinde rahatça gezebiliyorsunuz. Hatta çatılarında bile. Egenin mavisi doyumsuz bir manzara gerçektende…
Tarihi bölümden inince bir çok güzel sokak var. Sokakların her birinden farklı kokular yükseliyor. Bir şeyler atıştırmak için duruyoruz. Fiyatlar gerçekten uygun ama 3 € ya ahtapot bulursanız sipariş etmeyin. Benden söylemesi.
DSC07113Kavala görece büyük bir şehir demiştim ama yayan gezerseniz 4 saatten fazla zaman harcamazsınız diye düşünüyorum. Günün geri kalan kısmında yine hakkında az şey bildiğimiz ve merak ettiğimiz Thasos adasına gitmeyi planlamıştık. Kavala limanı oldukça kalabalıktı. Yakın saatlerde bir çok feribot var çevre adalara. Zar zor doğru sıraya girip feribota binebildik. Thasos adasına binek araç ve 2 kişi ile geçmenin bedeli 35 € idi sanırım. 65 € da depo fulledik, adada geçireceğimiz zaman için artık hazırız.
1.5 saatlik yolculuk boyunca martıları besleyerek vakit geçirdik. Saat 18.00 gibi pekte göz doldurmayan Prinos limanına ulaştık. Ne yapacağız nereye gideceğiz hiçbir fikrimiz yok. Bir internet kafeye oturup google maps ve oradaki haritalar aracılığıyla plan yapmaya başladık. Yunanistan’da gördüklerimin ikinci bölümünüde böylece tamamlamış olayım. Son bölümde Thasos adasında geçirdiğim hayatımın en iyi tatilinden bahsedeceğim size…
Bu arada aşağıdaki duvar yazıyı ben yazmadım zaten yazılmıştı…
Sait Çetin
Çin Vizesi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Gezi Tüyoları

Çin Vizesi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

ÇİN HAKKINDA

cinyazısıÇin Halk Cumhuriyeti, dünyanın en kalabalık nüfusuna sahip ülkesidir. ÇHC’den önce yaklaşık 4 bin yıl öncesine kadar yazılı tarihi var. Günümüz dünyasının temel taşlarını oluşturan matbaacılık, pusula, barut, kâğıt gibi birçok buluşun kökenleri Antik Çin Medeniyetine dayanıyor.

Son dönemlerde Dünya’nın en önemli ekonomik güçlerinden biri haline gelmeye başlayan Çin Halk Cumhuriyeti, nüfusu ve askeri alandan daha çok ekonomik alanda kendini hissettirmektedir. Hatta Çin’in 20 sene içinde Dünya’nın en zengin ekonomisine sahip olacağı yönünde de görüşler var.

Biz de Çin hakkında birtakım bilgiler topladıktan sonra hem coğrafik yönüyle hem de kültürel yönüyle adeta bir turizm cenneti olan bu ülkeyi ziyaret etme fırsatı yakaladık. Uçsuz bucaksız çay bahçeleri, devasa gökdelenler, kırmızı renkli çatıları bulunan tarihi tapınaklar, Çin Seddi, İpek Yolu, Dünya’nın en geniş 3. nehri olan Yangtze Nehri en çok dikkatimizi çeken tarihi güzellikler arasında yer alıyor.… Continue reading “Çin Vizesi Hakkında Bilinmesi Gerekenler” »

#Stuttgart: Başka yer, başka zaman

Gezi Notları Yurtdışı Gezileri

#Stuttgart: Başka yer, başka zaman

Planlanmış bir geziydi. Kısa ve öz. 3 gece 4 gün her şeyden uzak bir o kadar da yakın. Öncelikle belirtmek gerekir. Stuttgart gezilecek görülecek ve aa ne kadar güzel ben yine buraya gelirim denecek bir yer değil. Ama yaşanacak bir yer. Diğer bir çok Avrupa kenti gibi.

21 Mart günü Atatürk havalimanından THY’nin 11:45’te Stuttgart havalimanına giden uçağında yerimi aldım. Otel, gidilecek yerler, yenilecek yemekler, içilecek şeyler her şey belirli bir şekilde yola çıkıldı.

stuttgart14Havalimanına inildiğinde pasaport kontrolünden sonra anakapıdan çıkış yapıyorum ve 50 metre sağa doğru yürüyüp Stuttgart’ta kalacağım süre için toplu taşıma bileti alıyorum. 4 günlük gezim için 1 adet günlük bilet ( einzeltagesticket ) ve 3 günlük bilet ( 3-tage tage netz ) .  İkisine de  toplamda 33 Euro veriyorum ve sınırsız bir şekilde şehirdeki bütün toplu taşıma imkanlarından faydalanıyorum.

Almanya’da gördüğüm 3.  büyük şehir olan Stuttgart diğer kentleri aratmayacak şekilde metro ağına sahip. Havalimanından şehrin merkezinde bulunan Radisson Park’a rahat bir şekilde ulaşıyorum. Tabii S-bahn ve U-bahn aktarlamarından sonra.

Grinin hakimiyeti

Şehre hakim olan ve her yerden yansıyan renktir gri. Göğe başını kaldırdığında binaları görmemek güzel olsa da puslu ve heran yağmur yağacakmış gibi griye çalan bulutların altında vakur, kendi halinde. Taş evleri ve yemyeşil parklarıyla sessiz sakin.

Bisikletli insanlar, yürürken görebileceğiniz, parkların ve yolların sahipleri. Taş evlerin aralarında, göletlerin kenarlarında, yeşil ile girinin birleştiği bu sessiz şehirde tek kıpırtı.

Gezilecek Yerler

stuttgart15Gitmeden önce sorup araştırdığım yerlerin başında Königstraße geliyor. Üç dört kilometre uzunluğunda sağlı sollu dükkanların bulunduğu, alışveriş yapabileceğin, yemek yiyebileceğin, kahveni içebileceğin bir cadde kısaca. İstanbulda Bağdat Caddesi’ni andırıyor. Belki bir nebze daha düzenlisi. Rotebühlplatz’dan başlıyor cadde ve Schlossplatz’a oradan da Hauptbahnhof’a uzanıyor. Hayatın aktığı ve Stuttgarta dair her şeyi bulabileceğiniz yer kısaca.

Schlossplatz, şehrin ortasında bir meydan. Ardında opera binası ve yeni saray , solunda Wüttemberg Eyalet Müzesi önünde de Königstraße ile keşiştiği noktada bir alışveriş merkezini.

Banklardan birine oturup gelen geçeni seyredalarken hafif bir rüzgar eser, herkes kendi halinde bir koşuşturma içinde. Işık griye çalarken deklanşöre ardı ardına basarsın. Bisikleti ile oradan geçen birinin siluetini yakalamaktır derdin sadece .

stuttgart6Wilhelma, şehre giden için görmeden gelme denen bir yer. Biraz hayvanat bahçesi, biraz botanik park.  Beklentiyle alakalı olarak tatmin olma durumunuz değişiyor. Çok büyük bir alana kurulmuş yapıda, her coğrafyadan hayvana ev sahipliği yapıyor. Gezerken yorulabiliyor, hatta yeter artık sıkıldım diyebiliyorsunuz. Botanik bahçeleri de bitki çeşitliliği açısından belki sıradan gelebilir.

Hayvanat bahçesine ulaşım; Stadtmitte’den U14’e binip Wilhelma istasyonunda inmeniz gerekmektedir.  Giriş ücreti yetişkinler için 16 euro. 

Mercedes Museum, Stuttgart otomotiv sanayinin başkenti sayılabilecek bir kent, münih faktörünü unutmaz isek. Mercedes’in üretim sahası ve genel merkezine ev sahipliği yapan kent yine markanın mimarı açıdan ün salmış müzesi ile de adından söz ettirmektedir. ( Not: bir Alex değil ) Hauptbahnhof’tan S1’e binip Neckbarpark istasyonunda inip 500 metreye yakın bir mesafeyi yürüyerek müzeye ulaşabiliyorsunuz. 1 saati aşkın bir sürede bütün katları dolaşıyorsunuz,  Mercedes’in tarihine dair her şeyi görebiliyorsunuz. Ama neticede yorumum; o kadar yol geldim, çıkarken müzeniz batsın oldu :)

Giriş ücreti 8 euro.

Tavsiyeler;

  • Aynı gün içerisinde Wilhelma ve Mercedes Muzesini gezmeye kalkmayın. Yorgunluktan bitap düşebilirsiniz.
  • Schlossplatz’ın orada yer alan opera binası ve Oberer Schlossgarten olarak geçen gölet ve parkta birbirinden güzel fotoğraflar çekebilirsiniz. (Mutlaka gidin)
  • Hans im Glück’de Heulmilchkàse mit Mehrkornbrötchen ve patates kızartması yiyin. ( Rotebühlplatz tren istasyonundan indikten sonra solda yer alan Marienstraße üzerindeki  yere gittim )
  • Maredo ya da Ochs’n Willi’de şarap içebilir, kırmızı et yiyebilirsiniz.

Başka yer Başka zaman

Stuttgart’ın belki de en güzel yeri Esslingen am Neckar. Diğer sokakları, caddeleri ,parkları bir kenara bırakıp en sona bunu saklamak, uzun uzadıya anlatmak istiyor insan.

DSC_0325

Üzüm bağları ve şarap üretimi bu küçük tarihi yerleşim için her şey.  S1 ile Stadtmitte’den Esslingen durağına gidiyorum. Trenden inip kuzeye doğru, şehre doğru yürüyorum. Almanlara ait lezzetlerden Apfelstrudel alıyorum istasyonun karşısındaki fırından. (Apfelstrudel’i unutursak kalbimiz kurusun J ) Yolumu iç güdülerimle buluyorum. Kaleye doğru gideceğim. Gördüğüm bir fotoğrafı orada bulacağım. Yürüyorum Bahnhofstraße’de. Hava da kararsız, biraz açıyor, mükemmel bir ışık, bir kapatıyor hafif yağmur. Ama zerre geri adım yok bende. Gidilecek.

Solumda üzüm bağları dağlara sıralanmış. Önümde Marktplatz. Meydan sessiz. Karşımda iki restaurant var, biri diğerine göre daha kalabalık, insanlar kendi halinde.

Binaların arasından geçip Obere Beutau’dan kaleye doğru tırmanıyorum. Daracık, arnavut kaldırımı döşeli sokaklar. Güneş tekrar yüzünü gösteriyor. Sırtımda çantam, üzerimde montum, boyunluğum. Terletiyor tırmandıkça sokağı. Arada durup fotoğraflıyorum bu naif sokağı ve ardımda kalan şehri.

DSC_0301

Yol sağa doğru kıvrılıyor , yaklaşık 15 dakikalık bir yürüyüşten sonra kalenin girişine varıyorum. Esslingen şehri ayaklarının altında artık. Surlar ve geniş bir meydanı ile Esslinger Burg. Girişte yemek yiyebileceğiniz ve biranızı içebileceğiniz güzel, hoş bir restaurant.
Meydanı geçiyorum, surlara tırmanacağım merdivenleri ve üzüm bağlarına açılan büyükçe bir kapıyı görüyorum. Öncesinde genişçe basamaklar kapının, birer birer iniyorum.  
Kapıdan geçiyorum, üzüm bağları; gittiğim zaman hasat zamanına daha çok vakit olduğu için bağlar bomboştu, önümde daracık bir yol ve bağları yoldan ayıran bir duvar. Sur kapısından geçen yol  Marktplatz’ın olduğu yola çıkıyor. Önümde şehrin büyük yapıları. Geri dönüyorum surlara bakıyorum. Bir kaç fotoğraf, her fotoğraf arasında durup kapıya bakmak. Yavaş yavaş geldiğim yoldan yürüyorum, kapıdan geçiyorum. Güneş yakıyor.  Sola doğru dönüp surlara çıkan merdivenlere varıyorum. Yenilenen trabzanlardan birinin önünde duruyorum, defterimi çıkartıyorum ve not alıyorum. “Hayat kısa, kuşlar uçuyor”  22.03.2016 Esslingen / Stuttgart.

Rüzgarın ıslığı Ennio Morricone’nin hüzünlü Gabriel’s Oboe’si gibi kulağımda, kardeşini öldüren Mendoz’a gibi, ebedi çilesini çekmeye, basit ve de acı dolu yaşamı seçmesi gibi.  Güneş tepemde, önümde üzüm bağları ve şehre inen taşlı yol. Kilisenin çanları çalıyor, on beş defa. Şehre bakıyorum, yabancısı olduğum ama bir o kadar sıcak bulduğum. Her sokağında bir iz belki de.

Gittiğim, gördüğüm yerler hep bir şeyler katmıştır bana. Senin hikayen de böyle olsa gerek. Sensiz ama bir o kadar sen barındıran hikayende. Başka yer başka bir zamanda buluşmak üzere.

beklebizi ekip

DEĞERLİ EŞYALARINIZ ELİNİZİN ALTINDA, EL BAGAJINIZDA OLSUN!

Meraklısına Fırsat Haberleri

DEĞERLİ EŞYALARINIZ ELİNİZİN ALTINDA, EL BAGAJINIZDA OLSUN!

Kredi kartınızı, pasaport, ehliyet ve araç ruhsatı gibi her an ihtiyacınız olabilecek belgelerinizi; nakit paranız, değerli takılarınızı; uçuş sırasında ya da uçuşunuzun hemen ardından ihtiyacınız olabilecek ilaçlarınızı; bilgisayarınız ve cep telefonunuzu; sözleşmeler, tapu, diploma gibi önemli evrak ve belgelerinizi el bagajınızda taşıyın, aklınızı onlarda bırakmayın.

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

#Pamukkale: Gezmedim demeyin!

Gezi Notları Türkiye Gezileri

#Pamukkale: Gezmedim demeyin!

Travertenleri ile ünlü Pamukkale, Türkiye’de mutlaka gezilmesi gereken yerlerden bir tanesi olarak yerini alıyor. Doğada kendi kendine oluşmuş olan bu güzelliği görmek için kendinize mutlaka zaman ayırmalısınız. Zaman yaratırız da kalacak oteliydi, yoluydu ben uğraşamam diyorsanız Tatilgo sizler için bu hizmetleri sağlayarak üzerinizdeki yükü hafifletiyor.

Tatilgo ile Pamukkale’yi gezmek için ayırdığınız zaman sürecindeki tüm otellere ait bilgilere ulaşabilirsiniz. Aramak istediğiniz belli bir bölge veya otel varsa sadece ismini yazmanız yeterli. Belli bir otel aramıyorsanız, sizin için cebinize uygun olması da çok önemliyse en uygun oteller sıralamasından seçim yapabilirsiniz. Otele giriş tarihinizle beraber kaç gece kalacağınızın bilgisini girerek kaç oda tutacağınızı belirtin. Yetişkin ve çocuk olarak odada kalacak kişilerin sayısını da belirttikten sonra Tatilgo size en uyacak otelleri liste halinde çıkartacak. Üstelik kalmak istediğiniz yerlerin harita ve bölge detaylarına da hızlı bir şekilde ulaşabileceksiniz. Ne zaman kalacağınız belli değilse ancak yine de aklınızda tatil yapma planlarınız varsa Pamukkale bölgesinde bulunan tüm otellerin güncel fiyatlarını hiçbir bilgi girmeden inceleyebilirsiniz.

Pamukkale bölgesinde yer alan oteller çoğunlukla yarım pansiyon olarak çalışmaktadırlar. Erken rezervasyon kabul eden ve son dakika tatil fırsatı yayınlayan otellere göre fiyat araştırması yapmak istiyorsanız bu özelliklere uyan otelleri konsept kategorisinde bulabilirsiniz. Daha önce Tatilgo aracılığı ile tatil yapmış ve bu otellerde konaklamış misafirlerin yorumlarına göre oteller yüzde üzerinden puanlamaya tabi tutulmaktadır. Bu sayede kalmak istediğiniz otel konusunda önceden fikir sahibi olmanız da kolaylaşıyor.

Belli bir fiyat aralığında arama yapmak istiyorsanız fiyat aralığınızı daraltabilir veya genişletebilirsiniz. Böylece isteklerinizi karşılayacak Pamukkale otelleri arasından size en çok uyan otele daha hızlı bir şekilde ulaşabilirsiniz. Otelleri hemen incelemek için ise “incele” butonuna basmanız yeterli olacaktır. Bu butona bastığınız anda ilgili otelin bilgilerine hızlıca ulaşabiliyorsunuz.

Aklınıza takılan bir sorunuz var ise çağrı merkezini arayarak danışmanlardan yardım alabilirsiniz. Dilerseniz daha sonra aranmak üzere numaranızı da sisteme bırakabilirsiniz.

Pamukkale’de tatil yapmak için özel fırsatların gelmesini beklemenize gerek yok, Tatilgo ile her an bir tatil fırsatı sizi bekliyor.

 

Fotoğraf Kaynak: http://pamukkale.gov.tr/tr/Pamukkale-Travertenleri

#Yunanistan: Komşunun yazlığı – 2. bölüm

Gezi Notları Yurtdışı Gezileri

#Yunanistan: Komşunun yazlığı – 2. bölüm

DSC06787(Birinci bölümü okumadan direk bu yazıya rastlamış olabilirsin. İstediğin bölümden başlayabilirsin tabi ama diğerler yazıları da oku mutlaka) Birinci Bölüm için Tıklayınız.

Yunanistan’a gelmeden önce 2 hedefimiz vardı.  Bir, Selanik’e kadar gidip görmek, iki olabildiğince fazla ve güzel deniz ürünü yemek. İlk gün pek tüketim yapamadık nedense ama bu gün kararlıyız. Yemek dışında, iki farklı bölgede denize girmek ve günün sonunda Kavala’ya ulaşmak bu günkü planımızı oluşturuyor.
Komşudaki 2. günümüze çokta geç kalmadan uyandık. Dün geceki kalabalıktan eser yok, sokaklar bom boş. Şehir merkezindeki plaja havlularımızı serdik öğlene kadar buradan denize girdik. Uçsuz bucaksız gözüken Ege Denizi sabah dümdüz. Deniz güzel ama Dedeağaç merkezindeki plajda pek bir numara yok. Öyle restortoran, kafe hizmeti falan beklemeyin. Yanlış hatırlamıyorsam sadece şezlonglar var bir bölümünde, çok güzel sayılmaz. Bir süre oyalandıktan sonra doğru otele. Sabah kahvaltı yapmadık ki gelmeden önce okuduğum yazılardaki o restoranda sağlam bir öğle yemeği yiyelim.
Avrupa’nın Az Bilinen Yerlerinde Güzel Bir Tatil Fırsatı

Etkinlik Haberleri Gezi Notları

Avrupa’nın Az Bilinen Yerlerinde Güzel Bir Tatil Fırsatı

Tatillerinizi Avrupa seyahatleriyle değerlendirmek, uçak bileti fırsatlarıyla oldukça kolay. Schengen turist vizesini edindikten sonra Avrupa Birliği üyesi ülkelerde dilediğiniz gibi tatil yapabilirsiniz. Schengen sadece birlik ülkelerini değil, Norveç gibi AB’ye dâhil olmayan bazı ülkeleri de kapsamaktadır. Avrupa’nın tarihi ve kültürel güzellikleri içinde tatil yapmak iyi bir tur planı çıkararak mümkündür.

Eğer kafanızı dinleyebileceğiniz ve kalabalıktan uzak kalabileceğiniz bir tatil istiyorsanız, yılın bütün zamanı turist alan Paris, Venedik gibi şehirler yerine az bilinen kent ve kasabaları tercih etmelisiniz. Tarihi ve coğrafi dokusu hiç bozulmamış kentler hakkında Avrupa tatili önerileri alarak kendinize iyi bir seyahat planı hazırlayabilirsiniz.

Fransa, henüz keşfedilmemiş, doğal ve tarihi güzellikler bakımından oldukça zengin birçok kent ve kasabaya sahiptir. Meuse nehri kıyısında bulunan Dinant kenti buna örnek gösterilebilir. Notr Dame Kilisesi ve tarihi kaleyle tanınan Dinant aynı zamanda saksafonun mucidi olan Adolph Sax’ın doğup büyüdüğü şehirdir. Mavinin ve yeşilin bir araya geldiği bu kentin tarihi ve kültürel dokusu içinde harika bir tatil fırsatı yakalayabilirsiniz.

Eğer denizin ve güneşin keyfini çıkaracağınız bir yaz tatili planlıyorsanız, Bordeaux yakınlarındaki Cap Ferret’e mutlaka uğramalısınız. Küçük bir sahil kenti olan Cap Ferret, nehre uzanan bir yarımada üzerinde kurulmuştur. Fransa’nın birçok tatil kentine göre daha uygun bir yer olmakla birlikte, sörf faaliyetleriyle tanınmaktadır.

Fransa’nın bir diğer tarihi kenti ise Eugisheim’dır. Şarabıyla meşhur olan bu kentteki binaların çoğu Orta Çağ ve Rönesans döneminden kalmış ve bu mimariye uygun olarak restore edilmiştir. Tarihi güzellikleriyle ön plana çıkan bu kent aynı zamanda bölgenin en iyi restoranlarından bazılarına da ev sahipliği yapmaktadır. Tarihi ve kültürel turlar için Avrupa tatili önerileri arıyorsanız bu kente mutlaka uğramalısınız.

Doğanın ve tarihin iç içe geçtiği Tenby kenti ise Galler kıyılarında yer almaktadır. İrlanda Denizi ve Atlantik okyanusu arasındaki doğal bir liman üzerine kurulan bu kentin bölgedeki diğer yerlere göre daha ucuz konaklama hizmetlerine sahip olduğu da bilinmektedir. Keyifli bir Avrupa tatili için bu kenti de tercih edebilirsiniz.

#Gaziantep: Hanlar şehri

Gezi Notları Türkiye Gezileri

#Gaziantep: Hanlar şehri

Herkes tarafından tatlı ve yemekleriyle meşhur sanılan şehir Gaziantep aynı zamanda da hanları ve çarşılarıyla da meşhurdur. Eski Antep’in ortasında yer alan birbiri ardına sıralanmış bir çok yapı mevcut. Kimisinde bakırcılar, kimisinde baharatçılar, kimisinde iplik ve kumaşcılar yer alır bu yapılarda. Osmanlı’dan bu yana süregelen bir geleneği yaşatmaya çalışır buradaki esnaf ve zanaatkarlar. Modern dünyanın otomasyonuna karşı el emeği ile bakırları kalaylarlar, enterileri örerler, kumaşları işlerler.

Sırt çantam omzumda, güneş tepemde, sürekli sokakları arşınlarken; makinem açık her an anı ölümsüzleştirme gayretindeydim. Hava sıcak, sokaklar karışık ve eski ve de tarih kokuyordu. Bir köşe başında durup soluklanıyorum, kolumdaki bandana ile alnımı kuruluyorum. Makinemi daha bir sıkı kavrıyorum, diyaframını ayarlıyorum, gözümü vizöre yasladım çoktan. Denklaşöre basmadan önce sessizliği ve durağanlığı bekliyorum. Antep sokaklarında elimde makine bir köşede durup günün bir anında ölümsüzlüğü yakalamaya çalışıyorum. Duvarlarından yaşanmışıklar akıyor hanların, insanların yüzleri de bir o kadar eski, derin çizikleri var yüzlerinde sanki yatağını bulmuş bir nehir misali derine derine oymuş tenlerini; o esmer ve soluk derilerini.  Soluklanmak istiyorum, şişemden bir yudum su alıyorum. Durma diyorum kendi kendime, daha görülecek sokak çok, yürüyorum. Yol kendini çizgiler gibi tepelerden aşağı salıyordu. Yürüyordum, dar sokaklara daldım, kapılarının açık olduğu, taş evlerin sağlı sollu yer aldığı sokaklara. Çocukların o  dar sokakta koşuştuğu sokaklar bunlar. Eski Antep şehri, keşke her şehrin böyle kalmasını dilediğim o doğal haline özenerek, düşünerek yürüdüm, yürüdüm…

* Zincirli Han – Millet Hanı –  Şire Hanı – Yüzükçü Hanı – Büdeyri Hanı – Zeytin Han – Hışva Han – Bakırcı Hanı

 

Caner Ulupınar 

error: Upps Yanlış Yerdesiniz...